Karısından Tokat Yiyen Ulaştırma Bakanı

Mehmet Barlas; anılarını Dün Dündür/Mehmet Barlas Kitabı’nda topladı. Güncel siyasetin tanınan üstat yazarı, usta gazeteci hatıralarında ünlü/toplumun önündeki insanların şaşırtıcı hikâyelerini anlatıyor.

Karısından Tokat Yiyen Ulaştırma Bakanı

Gazeteci Mehmet Barlas; Türk basının son 50 yılına damgasını vurdu. Dönemin en yüksek tirajlı gazetelerinde yazarlık, başyazarlık, yöneticilik yaptı. TRT’de Haber Dairesi’nin başında bulundu. STAR TV’de ana haber bülteninden sonra ‘günün yorumu’ uygulamasını başlattı. Barlas; Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet, Sabah, Güneş, Tercüman gibi basın tarihimizin en önemli kurumlarında mesai harcadı.

Barlas; politikacı/gazeteci Cemil Sait Barlas’ın oğluydu. 22 yaşında gazete patronuydu. Babası CHP’li hükümetlerde 2 farklı bakanlık (Ticaret ve Ekonomi, Devlet) görevinde bulundu. Küçük yaşından itibaren çok zengin kültür ve politika ortamında yaşadı. İsmet İnönü, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan gibi 7 Cumhurbaşkanı ile çok yakın/samimi ilişkiler kurdu. Son 40 yılda görev yapan başbakanlarla insanî/meslekî diyaloglar geliştirdi. Siyaset, kültür, sanat, musiki dünyasının yıldızlarını evinde/sofrasında ağırladı; çok özel anlarını paylaştı. Barlas; okumayı, gezmeyi, müzik dinlemeyi, yazmayı hiç bırakmadı. Kütüphanesinin zenginliği kadar, Türk Sanat Müziği repertuvarına/metodolojisine sahipliği; zengin sayıdaki arkadaşı/dostuyla da farklı/etkin yer edindi. Türk Solu’ndan Sağı’na kadar her rengin fikir deryasıyla dosttu; ortak paydası her zaman ‘demokrasi’ydi.

- Karısından Tokat Yiyen Ulaştırma Bakanı… -

Barlas; zengin hayat tecrübesinin çok kısıtlı/özet bir bölümünü paylaştı. Hatıralarını yazmak yerine, nehir söyleşi yoluyla zengin deneyiminden bölümleri okuyucularına/meraklılarına aktardı. Dün Dündür adlı kitabın ortaya çıkmasında en önemli rol, Mehmet Barlas’ı sorularıyla konuşturmaya/sıkıştırmaya çalışan Göksan Göktaş’a aitti. Çocukluğundan başlayarak günümüze kadar gelen anılar; ‘sınırlı’ tutulmasına karşın, son derece zengin, şaşırtıcı, fevkalade doluydu. Güncel siyasetin, yakın tarihin önemli kilometre taşlarının bilinmeyen yönlerini/notlarını aktardı. Ülke kaderinde söz sahibi pek çok kişinin zayıf, kuvvetli yönlerini, aile hayatlarını, ihtiraslarını kısa/özet paylaştı.

Mesela CHP’de Genel Sekreterlik yapan Kemal Satır; Barlas Ailesi’nin yakın dostuydu. Satır da; TSM severdi, dinlerdi. Mehmet Barlas; Satır’ın musiki aşkını anlattı:

‘Evde sürekli alaturka müzik dinlenirdi. Hiç unutmam, bir gece şarkıcı Mualla Mukadder Atakan gelmişti, çok güzel, çok meşhur bir kadındı. O şarkı söyleyip saz çalıyor, biz de babamın arkadaşlarıyla dinliyoruz. Bakanlar da orada tabii… Kemal Satır’ı hatırlıyorum. Adanalıydı. Hem çapkın, hem de yakışıklı adamdı. Mualla Mukadder’in dizinin dibine oturmuş; hayran hayran bakıyor; arada bir de elini tutmaya teşebbüs ediyordu. Eşi Memduha Hanım vardı bir de. O da çok hoş, biraz da ateşli bir kadındı. ‘Kemal, gel buraya!’ diye seslendi bir ara içeriden. Bakan kalktı gitti. ‘Şak! Şak!’ tokat sesleri geldi. Döndüğünde iki yanağı da kıpkırmızıydı. Ulaştırma Bakanı’nın karısından dayak yediğini gördüm ben evde, alaturka yüzünden…’

- Cumhurbaşkanı’nın Oğulları İçin Ankara’da Açılan Üniversite… -

Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel de, Barlasların evinin müdavimiydi. Cemil Sait Barlas’ın öğretmeniydi. Sonradan politikada yolları kesişti. Mehmet Barlas’ın anlatısına göre; Millî Eğitim Bakanı Yücel, İsmet İnönü’nün kıymetli eşi Mevhibe Hanım’ın çok önemli bir isteğini yerine getirmişti:

‘İsmet İnönü’nün eşi Mevhibe Hanım çağırıyor onu. 1940’ların başında, Millî Eğitim Bakanı iken. ‘Bak,’ diyor, ‘benim Ömer’le Erdal büyüyorlar, üniversite okuyacaklar. İstanbul’a göndermek istemiyorum. Burada üniversite açtır.’ Millî Eğitim Bakanı’na söylüyor bunları. Böylece Ömer ve Erdal İnönü için üniversite açılıyor.’

Hasan Ali Yücel; hem güfte yazardı, hem beste yapardı. Suzinak makamındaki, Sen Bezmimize Geldiğin Akşam Seher Olmaz, adlı şarkının sözleri de, bestesi de Yücel’indi.

Ajda Pekkan’ın çok küçük yaşta şarkıcılığa başladığını da öğreniyoruz. Pekkan; Kemal Tahir ile Aziz Nesin’in sık gittikleri Lozan Kulüp’te sahneye çıkmıştı: 

‘Biz daha sonraları arkadaş olduk Kemal Tahir’le. Aziz Nesin’le sofralar kurardı Kadıköy’de, Lozan Kulüp’te. Kemal Tahir’le oraya çok gittik. Ajda Pekkan’ı da ilk defa orada dinledik mesela. Ajda Pekkan; o zaman 12 yaşındaydı. Annesi getirmiş meğer, sahneye çıkıp şarkı söyledi.’

- Bülent Ecevit’in Köpek Derisinden Yapılmış Yeleği… -

Bülent Ecevit; Mehmet Barlas’ın sahipliğini yaptığı Son Havadis’in yazarları arasındaydı. Ecevit daha siyasete girmemişti; sadece gazeteciydi. Çetin Altan’dan duyduklarını aktaran Barlas; Ecevit hakkında şimdiye kadar bilinmeyen bir detayı veriyordu:

‘Ben o dönem fazla tanıyamadım; ama Çetin Altan anlatırdı. İngiltere’de tahsil yapmış; ama üniversiteyi bitirmemiş. Babası milletvekiliydi. ‘İngiltere’den getirdiği en önemli şey yeleği,’ derdi Çetin Altan. Köpek derisinden yeleği varmış Ecevit’in. Hava alacak deliği olmadığı için, en soğuk havada bile üşütmezmiş insanı. Köpekler terlemez, bilirsiniz; o yüzden yazın da pek rahatsız etmezmiş insanı. Atatürk Bulvarı’nda o yeleğiyle, ben de paltomla yürürdük,’ derdi Çetin Bey.’

Barlas; Vehbi Koç hakkında da ilginç bilgiler veriyor. Koç’un CHP’li olduğunu bilirdik de; 1950 öncesinde Ankara İl Başkanlığı yaptığını yeni öğren(ebil)dik. Vehbi Bey; prensip sahibiymiş: Günde 7 sigara içermiş:

‘Vehbi Bey’in bir özelliği vardı. Akşamüstü mutlaka bir bardak viski içerdi. Umre’ye benim bir arkadaşımla gitmişti. (…) Demiş ki arkadaşıma; ‘Her akşam bana bir bardak viski bul. Ben de sana her gün neler yaşadığımı anlatayım. Arkadaşım; ona Umre’de her akşam bir bardak viski bulmuş. Mesela perşembe günleri dua günüydü. Bütün gün dua okurdu.’

- Cuntanın Cumhurbaşkanı Adayı Nadir Nadi’ymiş… -

Turan Güneş de, Mehmet Barlas’ın babasından devraldığı yakın arkadaşıydı. Güneş; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni birincilikle bitirmişti. Sonradan Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim görmüştü; müthiş zeki bir adamdı:

‘Çok çapkındı; çapkınmış. Ama eşine de çok saygılıydı. Çok hoş bir arkadaştı. Beni en çok cezbeden yanı, Türk (Sanat) Müziği’ne düşkünlüğüydü. Çok iyi ney üflerdi. Telefon ederdi Ankara’dan. ‘Ne olur alaturka yapalım,’ diye. Ben de eve Muazzez Abacı’yı çağırırdım. Sazları çağırırdım. Sırf onun için evde fasıllar yapardık.’

Barlas’ın anılarında, yakın siyasi tarihimize Madanoğlu Cuntası diye geçen oluşum hakkında da ilginç bilgileri var. Barlas’ın iddiasına göre; Cumhuriyet’in sahibi ve başyazarı Nadir Nadi; Cunta’nın cumhurbaşkanı adayıymış: 

‘(…) O sırada Madanoğlu Cuntası vardı. Aslında 12 Mart’ı, 9 Mart’ta onlar yapacaklardı. Nadir Nadi’nin cumhurbaşkanı olma ihtimali vardı o cunta gelseydi. İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu’yla cuntanın lideri. Cumhuriyet’in içindeydi cunta aslında. Ben cuntadan değildim aslında.’

- Maksim Gazinosu’nun Programını Düzenleyen Gazete Sahibi… -

Barlas; Babıâli’nin önemli patronlarının tamamını tanıdı ve yakın dostluklar kurdu. Hürriyet’in sahibi Erol Simavi’yi anlatırken, Maksim’de sahneye çıkacak sanatçıların listesini hazırladığını kaydediyor: 

‘(…) Erol Simavi; Hürriyet’in sahibiydi, ama sabahın köründe gelir, gazetesinin genel yayın müdürüyle toplantı yapar; sonra gider Hilton’da Berber Mehmet’in kasasında oturup para alır; tahsilât yapardı. Erol Simavi’yi görmek istediğin zaman oradaydı. Keyif için kasiyerlik yapardı. Mesela; Maksim’de Fahrettin Aslan’la oturur; hangi kızların sahneye çıkacağını konuşurdu.’

‘(…) Bodrum’la bütünleşmiş bir başka sima da Erol Simavi idi. Veli Bar diye bilinen bir mekân vardı. Her sabah orada oturur; paraya ihtiyacı olan Bodrumlulara yardım ederdi. İnsanlar kuyruk olurdu.’

Barlas’ın anlatımına göre; Milliyet Gazetesi’nin eski sahibi Ercüment Karacan; Semiramis Pekkan’la aşk yaşamıştı: 

‘Ercüment Karacan ilginç bir kişilikti. Evliydi; ama Semiramis Pekkan’la aşk yaşıyordu. O sırada, İngiltere Kraliçesi İstanbul’a gelmişti. Onların Britanya diye bir yatı vardı. Yatta eşli davet verdiler. Ercüment Karacan oraya sevgilisiyle gitti. Olay olmuştu.’

Mehmet Barlas; gazete patronları içinde Aydın Doğan’ı çok farklı bir yere oturtuyordu. Doğan’ın kafasına koyduğunu yaptığını, basının gücünü kullanarak zenginleştiğini ileri sürüyordu: 

‘Aydın Doğan; başlangıçta süper zengin değildi. Fakat müthiş fikri takibi vardı. Basın gücünü kullanarak da devletten çok şeyler istedi ve aldı. Turgut Özal bana; ‘Ne olur, Aydın Doğan’a söyle, üzerime gelmesin artık,’ derdi. (…) Müthiş bir başarı… Kırk yılda kimse basın gücünü böyle kullanamaz. İnşaata kapalı alanı belediyeye baskı yapıp değiştirtmişti.’

- Karısını Her Sabah Öperek Veda Eden Cumhurbaşkanı… -

Barlas; Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın çok yakın aile dostuydu. Turgut Özal ile Semra Özal arasındaki duygu yoğunluğuna da defalarca şahit olmuştu: 

‘Semra Hanım denge unsuruydu. Onun muhafazakâr yanını dengeliyordu. Semra Hanım’a müthiş bir sevgi duyuyordu. Canan (Barlas) anlatmıştı: Semra Hanım’la Güneş Gazetesi adına röportaj yapıyor. Orada bulunan Turgut Bey; ‘Allaha ısmarladık,’ deyip çıkıyor. Semra Hanım; ‘Birazdan dönecek,’ diyor. ‘Neden?’ diye şaşırıyor Canan. ‘Beni öpmeyi unuttu da ondan,’ diye açıklıyor Semra Hanım. Hakikaten 10 dakika sonra Turgut Bey dönüyor; Semra Hanım’ı öpüp çıkıyor.’Nurullah Ataç’ın eleştirdiği şairlerce dövülmesinden, Gönül Yazar’ın ‘gizemli turnesi’ne kadar pek çok gün yüzüne çıkmamış anı bizi hayret denizinin dalgalarına bırakıyor.

Mehmet Barlas; zengin anı arşivinin tamamını sunmuyor; ama açıkladıklarıyla da hayret uyandırıyor; merakımızı depreştiriyor. 

İlk anı kitabı, Rüzgâr Gibi Geçti’de de aynı şekilde davranmıştı.

Keşke günlük notlarını/güncelerini yayınlayabilseydi…

28 July 2019 20:51
44 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Tanju Okan Ve ‘Kadınım’ Şarkısı

Tanju Okan; İzmir’den yetişmiş bir ses sanatçısıydı. Türk Hafif Müziği’nin kurucuları/öncüleri arasındaydı. Kısa sayılabilecek hayatında unutulmayacak/ölümsüz şarkılar seslendirdi. Son anına kadar hayata kırgındı; mutsuzdu; huzursuzdu…

27 Mayıs’tan Sonra Başbakanlık’ta Ne(ler) Oldu?

Başbakanlık Müsteşarlığı Özel Kalem Müdürü Mehmet Geylani; 27 Mayıs Askeri Darbesi’nin öncesinde ve sonrasında görevinin başındaydı. Gördüklerini/yaşadıklarını Ankara’nın kıdemli usta gazetecisi Kemal Bağlum’a anlattı; tarihe şahitlik etmeye çalıştı… Geylani: Darbe sonrasında Başbakanlık’ta yaşanan bilinmeyen bazı olayların perde arkasını açıkladı…

Monna Rosa: Kırık Bir Aşk Hikâyesinin Yadigârı

Bazı sevda hikâyelerinin sonunda kavuşulmazdı. Bazılarında ise âşıklar; maşuk(a)larına kendilerini anlatamazdı. Bazı şiirler reddedilebilirdi; ama her kabul edilmeyişin bitebilen/değişebilen vadesi vardı. Monna Roza az bilinen; ama vuslata erişilmeyen kırık bir sevdasının öyküsüydü…

Otomobil Sahibi İlk Ses Sanatçısı

Hafız Burhan döneminin en önemli/ünlü erkek seslerindendi. Olağanüstü gür, parlak, tenor gırtlağa sahipti; müzikten bol para kazanan ve ilk otomobil sahibi ses sanatçısıydı.

Cenazeden Sonra Kuru Fasulye Ve Yanında Rakı

Horoz Nuri’nin (Vahi Öz) Bedia’ı (Mualla Sürer) Fransızcayı akıcı konuşur, çok iyi piyano çalar ve Türk Sanat Müziği meşklerine katılırdı.

Osmanlı Torunu İngiltere Başbakanı

Ali Kemal (Bey); tavizsiz bir liberal, tam bir Batı daha doğrusu İngiliz dostuydu/taraftarıydı. Torunu, Muhafazakâr Parti’den milletvekili seçildi. Torununun oğlu ise İngiltere Başbakanı oldu.

Ali Babacan’ın Bilinmeyen Hikâyesi

Ali Babacan; - Başkentli gazetecinin benzetmesiyle! - Ankaralı, Müslüman burjuva ailenin - yurt içinde ve yurt dışında! - en iyi okullarda eğitim almış üyesiydi. ABD’ye gitti; Batı gördü; yabancı diller öğrendi. Aile şirketini yönetmesi, geliştirmesi/yükseltmesi beklendi. Babacan; kendisini aniden siyasetin içinde buldu; sonrası çorap söküğü gibi geldi…

Susuz Yaz Nasıl Seks Filmi Yapıldı?

Susuz Yaz’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Türkiye’de Sansür Kurulu’nca gösterimi engellendi; Avrupa ve ABD’de para kazanma hırsıyla seks filmi yapıldı. Ama aynı film; Türk Sinema Tarihi’nin ilk en büyük başarısını kazandı.

27 Mayıs’tan Sonra Başbakanlık’ta Ne(ler) Oldu?

Başbakanlık Müsteşarlığı Özel Kalem Müdürü Mehmet Geylani; 27 Mayıs Askeri Darbesi’nin öncesinde ve sonrasında görevinin başındaydı. Gördüklerini/yaşadıklarını Ankara’nın kıdemli usta gazetecisi Kemal Bağlum’a anlattı; tarihe şahitlik etmeye çalıştı… Geylani: Darbe sonrasında Başbakanlık’ta yaşanan bilinmeyen bazı olayların perde arkasını açıkladı…

Çanakkale Şehidi Hemşire Erica

Alman asıllı gönüllü hemşire Erica; Kocaçimen Dağı eteklerinde Yalova mevkiindeki sahra hastanesinde Osmanlı askerlerine şifa dağıtırken; - 17 Aralık 1915 günü öğleden sonra! - İngiliz bombardımanında top mermisiyle parçalanarak şehit düştü.

İstanbul’a Hükümdar Olan Baldırı Çıplak

Patrona Halil adlı, Beyazıt Hamamı’nda tellâklık (kesecilik!) yapan ‘baldırı çıplak!’ fitili ateşledi. 3 kıtada hüküm süren Osmanlı’nın payitahtı İstanbul’u adeta işgal etti; bazen tek başına, bazen de kurduğu ‘ihtilal meclisi’yle yönetti. Kanun koydu; ferman saldı; dilediği adamı dilediği yere getirdi; istediği devletlûnun kellesini al(dır)dı; en önemlisi de hükümdar indirdi.

Cenaze Namazı 3 Kez Kılınan Padişah

Osmanlı’nın en büyük/meşhur hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’ın ilk cenaze namazı Zigetvar Kalesi’nin karşısındaki muhteşem otağında; ikincisi Belgrad’da; üçüncü ve sonuncusu ise İstanbul’da kendi adını verdiği mabedin avlusundaki musalla taşında eda edildi.

Memleketimden Dinleme Manzaraları 2

Anlatıldığına göre, Özal dinlemeye de meraklıydı. Yeni teknoloji ürünü araç telefonlarının küçük bir tarayıcıyla izlenebildiğini/dinlenebildiğini öğrenince hemen uygulamaya girişti.

2. Abdülhamit’in Gizemli Dünyası

Sultan 2 Abdülhamit; kimi muhaliflere göre Kızıl Sultan; kimi yazarlara göre Gök Sultan; kimi siyasî İslâmcılara göreyse Evliya Sultan’dı. Osmanlı Tarihi’nde hakkında en çok kitap yazılan, eleştirilen/çekiştirilen ve övgüye/sövgüye mahzar olan başka padişah yoktu. Sonuçta; Abdülhamit Han da insandı; eksiklere, fazlalıklara, zayıflıklara ve kuvvetli yönlere sahipti. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükünü/sorumluluğunu 33 yıl omuzlarında taşıdı. Yararlı işlerin yanında, çok ciddi hatalar da yaptı. Ama son kararı tarih verecekti…

Peyami Safa'nın Gizli Aşkı

Ünlü romancı Peyami Safa; kendisinden özel edebiyat dersleri alan - sonradan meşhur hikâyeci! - Sevim Burak’a deli gibi âşıkmış…

Susuz Yaz Nasıl Seks Filmi Yapıldı?

Susuz Yaz’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Türkiye’de Sansür Kurulu’nca gösterimi engellendi; Avrupa ve ABD’de para kazanma hırsıyla seks filmi yapıldı. Ama aynı film; Türk Sinema Tarihi’nin ilk en büyük başarısını kazandı.

2. Abdülhamit’in Gizemli Dünyası

Sultan 2 Abdülhamit; kimi muhaliflere göre Kızıl Sultan; kimi yazarlara göre Gök Sultan; kimi siyasî İslâmcılara göreyse Evliya Sultan’dı. Osmanlı Tarihi’nde hakkında en çok kitap yazılan, eleştirilen/çekiştirilen ve övgüye/sövgüye mahzar olan başka padişah yoktu. Sonuçta; Abdülhamit Han da insandı; eksiklere, fazlalıklara, zayıflıklara ve kuvvetli yönlere sahipti. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükünü/sorumluluğunu 33 yıl omuzlarında taşıdı. Yararlı işlerin yanında, çok ciddi hatalar da yaptı. Ama son kararı tarih verecekti…

Polisiye Roman Sevdalısı Padişah

34. Osmanlı padişahı 2. Abdülhamid’in polisiye roman merakı çok ünlüydü.

Memleketimden Dinleme Manzaraları 1

Telefon dinleme olayları, Osmanlı’da da, mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’nde de biline geldi.

Memleketimden Dinleme Manzaraları 1

Telefon dinleme olayları, Osmanlı’da da, mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’nde de biline geldi.

İnönü’nün İlginç Sırrı

2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Çankaya’daki Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün bodrum katına bir laboratuvar kurdurup, fizik ve kimya deneyleri yaptı.

İstiklal Mahkemelerini Ağa Han Kurdurmuş

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ne açık destek veren 3. Ağa Han, bilmeden İstiklal Mahkemeleri’nin kurulmasına ve çok sayıda gazetecinin yargılanmasına yol açmış oluyordu.

Arayış’ı Aydın Doğan Finanse Etmişti

Arayış dergisi, 12 Eylül döneminde sosyal demokrat kanadın sesi olmuştu.

Memleketimden Dinleme Manzaraları 1

Telefon dinleme olayları, Osmanlı’da da, mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’nde de biline geldi.

Susuz Yaz Nasıl Seks Filmi Yapıldı?

Susuz Yaz’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Türkiye’de Sansür Kurulu’nca gösterimi engellendi; Avrupa ve ABD’de para kazanma hırsıyla seks filmi yapıldı. Ama aynı film; Türk Sinema Tarihi’nin ilk en büyük başarısını kazandı.

Peyami Safa'nın Gizli Aşkı

Ünlü romancı Peyami Safa; kendisinden özel edebiyat dersleri alan - sonradan meşhur hikâyeci! - Sevim Burak’a deli gibi âşıkmış…

Bakan Adayı İçin ABD’den Referans

Yeni MGK üyesi Karaosmanoğlu’nun ‘güvenlik soruşturması’ yapılmalıydı. Öğrenciliğinden beri ‘sosyal demokrat’ kimliğiyle/duruşuyla ön plana çıkmıştı. Hatta bazı bilgilendirmelerde ‘Solcu!’ diye tanımlanmıştı.

İdam Edilen Maymunlar

3. Murad’ın ünlü imamı ve - sonradan - Rumeli Kazaskeri Molla Abdülkerim Efendi, donanma gemilerinde gözcülük yapmaları için eğitilmiş maymunları toplatmış, topluca idam ettirmişti.

Monna Rosa: Kırık Bir Aşk Hikâyesinin Yadigârı

Bazı sevda hikâyelerinin sonunda kavuşulmazdı. Bazılarında ise âşıklar; maşuk(a)larına kendilerini anlatamazdı. Bazı şiirler reddedilebilirdi; ama her kabul edilmeyişin bitebilen/değişebilen vadesi vardı. Monna Roza az bilinen; ama vuslata erişilmeyen kırık bir sevdasının öyküsüydü…

İstanbul’a Hükümdar Olan Baldırı Çıplak

Patrona Halil adlı, Beyazıt Hamamı’nda tellâklık (kesecilik!) yapan ‘baldırı çıplak!’ fitili ateşledi. 3 kıtada hüküm süren Osmanlı’nın payitahtı İstanbul’u adeta işgal etti; bazen tek başına, bazen de kurduğu ‘ihtilal meclisi’yle yönetti. Kanun koydu; ferman saldı; dilediği adamı dilediği yere getirdi; istediği devletlûnun kellesini al(dır)dı; en önemlisi de hükümdar indirdi.

Tanju Okan Ve ‘Kadınım’ Şarkısı

Tanju Okan; İzmir’den yetişmiş bir ses sanatçısıydı. Türk Hafif Müziği’nin kurucuları/öncüleri arasındaydı. Kısa sayılabilecek hayatında unutulmayacak/ölümsüz şarkılar seslendirdi. Son anına kadar hayata kırgındı; mutsuzdu; huzursuzdu…

Damat Adayına Kefil Olan Kayınbirader

Ünlü şair-yazar Atilla İlhan; kız kardeşi Çolpan İlhan’ı çok seven - sonradan eniştesi! - Sadri Alışık’a kefil oldu.

Âfet-i Devrân Neriman

Neriman Köksal; özü sözü bir, hesapsız ve korkusuzdu. Kamera karşısında kendisini oynadı. Anlayışına göre hayat; bir sinema filmi ya da televizyon dizisiydi. Emeğinin/kazancının ekmeğini yedi; kimseyi sömürmedi.

Ayhan Işık’ın Doldurduğu Plak

Yeşilçam’ın taçsız kralı Ayhan Işık kısa bir süre olsa şarkıcılık yaptı ve bir de plak doldurdu.

Susuz Yaz Nasıl Seks Filmi Yapıldı?

Susuz Yaz’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Türkiye’de Sansür Kurulu’nca gösterimi engellendi; Avrupa ve ABD’de para kazanma hırsıyla seks filmi yapıldı. Ama aynı film; Türk Sinema Tarihi’nin ilk en büyük başarısını kazandı.

Çirkin Kral, Kumar Oynayarak Dinlenirdi

Türk sinemasının ‘Çirkin Kralı’ Yılmaz Güney’in hayat hikâyesinin zenginliği/farklılığı bir dizi film yapmaya bile imkân veriyordu. Güney; inişli çıkışlı dünya serüveninde toplum sınırlarını zorladı; muhalifliğinin karşılığını da gördü. Sinema anlayışı/çizgisiyle, yaşam tarzıyla ekol yarattı.

Arayış’ı Aydın Doğan Finanse Etmişti

Arayış dergisi, 12 Eylül döneminde sosyal demokrat kanadın sesi olmuştu.

Tanju Okan Ve ‘Kadınım’ Şarkısı

Tanju Okan; İzmir’den yetişmiş bir ses sanatçısıydı. Türk Hafif Müziği’nin kurucuları/öncüleri arasındaydı. Kısa sayılabilecek hayatında unutulmayacak/ölümsüz şarkılar seslendirdi. Son anına kadar hayata kırgındı; mutsuzdu; huzursuzdu…

Susuz Yaz Nasıl Seks Filmi Yapıldı?

Susuz Yaz’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Türkiye’de Sansür Kurulu’nca gösterimi engellendi; Avrupa ve ABD’de para kazanma hırsıyla seks filmi yapıldı. Ama aynı film; Türk Sinema Tarihi’nin ilk en büyük başarısını kazandı.

Diğer Muhtelif Yazıları

‘Dilenci’ Halife

Abbasi halifesi Kahir Billah; darbecilerin dediğini yapmayınca, önce gözlerini ve saltanatını, sonra servetini kaybetti; en sonunda da dilenmeye başladı.

Tanju Okan Ve ‘Kadınım’ Şarkısı

Tanju Okan; İzmir’den yetişmiş bir ses sanatçısıydı. Türk Hafif Müziği’nin kurucuları/öncüleri arasındaydı. Kısa sayılabilecek hayatında unutulmayacak/ölümsüz şarkılar seslendirdi. Son anına kadar hayata kırgındı; mutsuzdu; huzursuzdu…

Ali Babacan’ın Bilinmeyen Hikâyesi

Ali Babacan; - Başkentli gazetecinin benzetmesiyle! - Ankaralı, Müslüman burjuva ailenin - yurt içinde ve yurt dışında! - en iyi okullarda eğitim almış üyesiydi. ABD’ye gitti; Batı gördü; yabancı diller öğrendi. Aile şirketini yönetmesi, geliştirmesi/yükseltmesi beklendi. Babacan; kendisini aniden siyasetin içinde buldu; sonrası çorap söküğü gibi geldi…

Shakespeare’in de Kafatası Kayıp

Shakespeare’nin mezarında inceleme yapan ilim adamları ünlü edebiyat adamının kafatasının kayıp olduğunu ortaya çıkardı.

Çifte Tabancalı Aktör: Gazanfer Özcan

Gazanfer Özcan; eski tabirle ‘nevi şahsına münhasır’ tiyatro insanıydı. Kendisiyle barışıktı; ailesine ve sanatına bağlıydı. Son nefesine kadar sahnenin tozunu yuttu; öldüğünde devlete vergi borcu çıktı.

Nereden Sevdim Bu Zalim Kadını

Güzelliğine şarkılar bestelenecek kadar alımlı, hedefine ulaşmak için polise ve kanuna kafa tutacak kadar pervasız bir kadındı Afife Jale...

Ölüme Gönderilen 80 Bin Köpek

İttihat ve Terakki yönetimi, 1910 yılında İstanbul'daki bütün sokak köpeklerini toplatıp bir adaya ölüme göndermişti.