Kod Adı: ‘Fakülteli’

Mahir Kaynak - sonradan profesör! - ‘Madanoğlu Cuntası’ diye bilinen illegal örgütü izleyen, belgeleyen ve ortaya çıkaran kişiydi. Teşekkül üyesi diğer arkadaşları ile hapse girmeyi kabul etmesine rağmen arzusu reddedildi. Türk İstihbarat Tarihi’ne adı ‘açığa çıkan ilk MİT mensubu’ şeklinde geçti.

Kod Adı: ‘Fakülteli’

Mahir Kaynak; 1960’lı yıllarda Sol/Marksist çevrelerde çok tanınan, itibar edilen akademisyendi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde asistandı. Kendi anlatımına göre; Mihri Belli'nin kontrolündeki Millî Demokratik Devrim Derneği'nde yönetici, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın etkisindeki İşsizlik ve Pahalılıkla Mücadele Derneği'nde İkinci Başkan, Tarık Zafer Tunaya'nın yönettiği Devrim Ocakları'nda yönetim kurulu üyesiydi. Türkiye Millî Gençlik Teşkilâtı'nda Tarım Komisyonu Başkanı, DİSK'e bağlı sendikada müşavir, sonradan Dev Genç adını alan Fikir Kulüpleri Federasyonu'nda İktisat Kulübü Fikir Başkanı olarak görev yapıyordu. Kolayca anlaşılacağı gibi, yeterince akademik çalışma/araştırma yapmaya ne zamanı ne fırsatı vardı. Arada bir üniversitenin hemen yanındaki Çınaraltı Kahvesi’nde tavşankanı çay içme mutluluğunu yakalayabiliyordu. Biraz kafasını dinleyebiliyor, biraz da geleceğe yönelik planlar oluşturmaya çalışıyordu. Eşi ev hanımıydı; iki çocuk babasıydı. 

- Kahvehanedeki Esrarengiz Adam… -

Yine bir gün, demli çayını yudumlarken; yanına tanımadığı adam yaklaştı. Kurşunî trençkot giyiyordu; başında fötr şapka ve gözlerinde koyu renkli güneş gözlüğü vardı. Selâm verip hasır sandalyelerden birini çekti ve yavaşça ilişti. Kaynak şaşırmıştı; ama belli etmedi. Davetsiz konuk lâfı eveleyip gevelemedi: Kaynak’ı uzun süredir izlediklerini ve güvendiklerini açıkladı. Ekonomi bilgisinden yararlanmak istiyorlardı. - Kaynak; Kara Harp Okulu mezunuydu: 15 yıla yakın askerlik yapmıştı! - Kaynak; öneriyi düşünmeden kabul etti ve toplantılara katılmaya başladı. Mahir Kaynak’ın yorumlamasına göre MİT; ülkedeki sol rüzgârın arkasında illegal TKP (Türkiye Komünist Partisi) ve Rusya’nın olduğuna inanıyordu. Kaynak da, TKP için uygun yemdi ve günün birinde - mutlaka! - çengel atılacaktı. Bu yüzden de, solun bütün bilinen/ünlü cephe örgütlerinin yönetimine sızabilecekti/girebilecekti.

MDD (Millî Demokratik Devrim) fikrinin ideologu Mihri Belli ile sıkı dost olmuştu. Belli, bir gün kulağına eğilip, 'Ruslar Türkiye'yi işgal ederlerse; Demirel'den önce beni asarlar,’ demiş; karşılıklı gülüşmüşlerdi. 

Açık oturumların, konferansların vazgeçilmez ismiydi. İtibarlı/gözde akademisyendi; Türkiye’nin sorunlarını irdeleyen Bülent Ecevit, Çetin Altan, İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu gibi isim sahibi, vazgeçilmeyen tartışmacıydı.

- Beyazıt’taki Salaş Meyhaneler… -

Aniden sosyalleşmesi, hayat tarzını değiştirmesi, aile düzenini de alt üst etmişti. Fakültede sade asistan iken eve dönüş saati, yemeğe oturuşu, çalışmaları için ayırdığı vakit, hatta uyku zamanı bile belliydi. Yeni görevi, bütün alışkanlıklarını tepe taklak etmişti. Akşamları Beyazıt’taki salaş meyhanelerde zaman geçiren; şarap kadehlerine gömülen; evine dönüş saati belirsiz, gizemli adama dönüşmüştü. 

Kızına bile yalan söylemek zorunda kalmıştı: ‘Matematik öğretmenliği yapıyordu; akşamları da özel dersler veriyordu!’ Zaten kıt kanaat geçinebildiği asistan maaşıyla aşamayacağı masraflarla da boğuşur olmuştu. Meyhane arkadaşlarının en başında, dönemin ünlü bir hukuk profesörü geliyordu; O da cuntanın üyesiydi. Şarap paralarının çoğunu ödediğinden; Kaynak az masraf yapıyordu. 

Cuntanın güven kazanma testlerinden geçmişti: İki defa alkol komasına girmiş; her ikisinde de göreviyle ilgili tek kelime etmemişti. Cunta; içkide sınırı aşanların dilinin çözüldüğünü bilen tecrübeli elemanlarla doluydu.

- Demirel Cunta Liderini Merak Ediyor… -

Bir gün, bilgi verdiği kişi(ler)den şöyle bir istek gelmişti: ‘Demirel, darbenin askeri gücüne komuta edeni öğrenmek istiyor!’ Kaynak, cuntaya yakın arkadaşına gidip, dolaylı şekilde sormuştu: ‘Darbenin günü belliymiş; komutanı da hazırmış; herkes biliyor, ama bir benim haberim yok!’ O kadar iyi rol yapmıştı ki; arkadaşı, ‘Olur mu? Komutan şu…’ diye hemen ismini ver(iver)mişti.

Görev alanı: Sol çevreler, kitle örgütleri ve özellikle de cunta yapılanmasıydı. Kaynak; emekli General Cemal Madanoğlu tarafından oluşturulduğu iddia edilen ‘cunta’ya sızmıştı. Kendi anlatımına göre; 1967 yılında, Devrim Ocakları’ndan tanıdığı Hıfzı Kaçar, bir ihtilal örgütü kurduklarını ve kendisinin de katılmasını beklediklerini söylemişti. Katılım hakkında müjdeyi MİT’e vermişti. Yıllar geçtikçe örgüt içinde güven sağlayacak ve hiyerarşik yükselişini hızla sürdürecekti. 

Beyin takımının özellikle de, lider konumunda olduğu iddia edilen, Madanoğlu’nun güvenini kazanmıştı. - Madanoğlu, Kaynak gibi, Kara Harp Okulu çıkışlıydı ve 27 Mayıs’ın en önemli isimlerindendi! - 

Mahir Kaynak, iki kere yakalanmaktan, daha doğrusu açığa çıkmaktan kurtulmuştu. Olayı şöyle anlatmıştı:

- Mit’in Dinlediğini Biliyorlardı… -

‘1966 sonlarında Doğu Devrim Ocakları’nda Hıfzı Kaçar ile tanıştım. Emekli subay olduğunu söyleyen Kaçar; ‘Beni izlediklerini ve arzu edersem, akrabası Cemal Madanoğlu ile tanıştırabileceğini,’ söyledi. İkinci buluşmamızda Madanoğlu’nun yanına gittik.’

‘Madanoğlu lafı uzatmadan direkt konuya girdi. ‘Demirel iktidarının ülkeyi batağa sürüklediğini, tek çarenin askeri darbe olduğunu, bu amaçla örgütlendiklerini,’ söyledi. Benden katılmamı istedi. Kabul ettim.’ 

‘Bir toplantıdan önce, Madanoğlu beni çağırdı. ‘Görüşmelerinin MİT tarafından banda kaydedildiğini ve herkesin aranacağını,’ belirtti. Arama işini yapmamı istedi. Hıfzı Kaçar da dâhil toplantıya katılan herkesi aradım. Aslında o anda, üzerimde kayıt cihazı vardı; ama giydiğim bol kıyafetten belli olmuyordu.’

Kaynak; önemli gördüğü toplantılara alıcı cihazı götürüyordu. Bantla konuşmaları kaydederken; cunta mensupları da istihbarata karşı önlem alıp yüksek sesle radyo dinliyor; teyp veya pikap çalıyor; müzik yayını yapıyordu. Nitekim Kaynak’ın bazı kayıtları, baskın müzik sesinden anlaşılamayacaktı.

- Madanoğlu’nun Kaynak’tan İsteği… -

‘Bir başka gün de, Madanoğlu beni yanına çağırarak pusula uzattı. Kâğıtta MİT ile irtibat kurduğum telefon numarası ve görüştüğüm kişilerden birinin adı yazılıydı. ‘Bu ne Paşam,’ dedim. ‘Bu adam bizi takip eden kişi, o da telefon numarası. İktisat fakültesinden mezunmuş, okuldan onunla ilgili bilgileri toplamanı ve kimliğini açığa çıkarmanı istiyorum,’ dedi. Yani Madanoğlu’na bu kadar güven vermiştim.’

Kaynak, bütün tehlike ve risklere karşın ‘cunta’yı takip ediyordu. MİT bilgileri alınca; MGK (Millî Güvenlik Kurulu)’ya veriyordu. Kaynak’ın belirlemesine göre; ‘Hava ve Kara Kuvvetleri cuntacıları destekliyordu. Bilgiler askerin eline geçince; cuntacılar uyarılıyordu. ‘Kim olabilir aramızdaki casus,’ diyerek dolaşıyorlar’dı. Yine Kaynak’ın analizine göre; darbeye engel olamazsa; Türkiye çok ciddi tehlikeye girebilirdi. Yine Kaynak’a göre; ‘En hazırlıklı cunta 71’dekiydi!

- Kaynak Deşifre Olmak İstemedi… -

1971 yılının Haziran ayında, Madanoğlu ve arkadaşları, ‘cunta ve darbe planlaması-suçlaması’yla tutuklandı; haklarında dava açıldı. İddianın en önemli kanıtları: Kaynak’ın raporları ve ses kayıtlarıydı. Kaynak, cuntacılarla birlikte hapse girmek istiyordu. Ama MİT, ajanının önerisini kabul etmedi. Geriye tek yol kalıyordu: Cuntayı izleyen/ele veren ajanın kimliğinin ortaya çıkması… Kaynak; deşifre olmayı kabul etti ve kimliği de açığa çıktı.

Kaynak’ın anlatımına göre; açığa çıkmadan az önce, bir cunta üyesi çok gizli evrakı saklaması için kendisine getirmişti. Annesinin evinde sakladığı evrakı, kendisine güvenen cunta üyesine geri vermişti. Kendisine güven duyan birisini ihbar etmek istememişti.

Cunta kurmak ve üyesi olmakla suçlanan Madanoğlu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal, Doğan Avcıoğlu ve pek çok ünlü isim bir süre tutuklu yargılandı. 2 Ekim 1974 yılında karara çıkan davada bütün sanıklar beraat etti. 

Mahir Kaynak da, ‘deşifre olan/edilen ilk MİT ajanı’ tanımlamasıyla Türk İstihbarat Tarihi’ne geçti.

Ali Hikmet İnce yazdı. 

1 June 2020 10:24
307 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Tesettürlü Sosyalist Şaire

Yaşar Nezihe (Bükülmez) Hanım, hayata, zorluklara, haksızlıklara, yolsuzluklara direndi. Ezilenin yanında, ezenin/despotun karşısındaydı. Şaire kimliği ile ilgi uyandırdı. Türk edebiyatının 1 Mayıs temalı ilk şiiri onun imzasını taşıyordu.

Yıldız Kenter: ‘Hayatım Tiyatro…’

Tiyatromuzun temel direklerindendi. Hayatını tiyatroya adadı ve adını en yükseğe yazdırdı. Yıldız Kenter: ‘Tiyatromuzun Divası’ydı…

Akıl Hastanesinde Zincirlenen Ünlü Film Yıldızı

Türk Sineması’nın Küçük Hanımefendisi Belgin Doruk’un Son İsteği: Hayat Hikâyesinin Sinema Filmi Ya Da Televizyon Dizisi Yapılmasıydı…

Güney'in Evinde Saklanan Firari Devrimciler

Yılmaz Güney; illegal THKP-C (Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi) örgütünün lideri Mahir Çayan ve arkadaşlarını evinde sakladı.

Müslüman Mezarlığı Üzerine Tiyatro ve Helâ

Osmanlı’nın 2 hükümdarı - Abdülmecit ve Abdülaziz! -, Ayas Paşa Mezarlığı’nın sonunu getirecek hamleler yaptı. Birisi mezarlık alanının bir bölümüne tiyatro, diğeri de Alman Büyükelçiliği binası yapımına ruhsat/izin verdi.

İngiliz İstihbaratı’nın Gözünden Enver Paşa

İngiliz devlet arşivlerindeki istihbarat belgeleri çok farklı Enver Paşa portresi çizdi. Kayıtlara/yazılanlara göre Enver Paşa; Almanya’nın desteğiyle tahta çıkmayı arzulardı. Kendisini Napolyon ile kıyaslardı. Yakın korumasına çok dikkat ederdi.

Her Piyango Biletine Bir Kutu Bayram Şekeri

(Hacı) Melek Nimet Özden; 1924’de faaliyete geçen Tayyare Piyangosu’nun ilk bayan başbayisiydi. Şartların zorlamasıyla iş hayatını seçti. Disiplinli ve girişimci ruhuyla başarıyı ilk seferde yakaladı ve hiç bırakmadı.

Vergiye Giden Ev Parası

Yeşilçam yıldızlarının çoğu günlük yaşardı. Sektör küçük bir krize girerse; geçim sıkıntısına düşerlerdi.

Hasırı ‘Yorgan’ Tabutu ‘Döşek’ Edinen ‘Baba’!

‘İnci Baba’ lakaplı Mehmet Nabi İnciler, hazır cevaptı, girişkendi, farklı meziyetlere/zevklere sahipti; çevresini şaşırtmayı severdi. İtalyan asıllı, ABD vatandaşı, Şikago Mafyası’nın ünlü şefi - merhum! - Al Capone’nin hayranıydı. İdolünün mezarını ziyaret etti, şanına uygun muhteşem çelenk yaptırdı. Ellerini açıp ruhuna ‘Fatiha’ bile okudu

‘Erkek Güzeli Sefil Bilo’

İlyas Salman’ın hayatı - baştan sona! - yokluk/yoksulluk senaryosuydu. Zorlu/çetin şartlara karşı koymakla/durmakla geçti. 4 yaşında, küçük kardeşinin diri diri yanışını seyretti. Çaresizliğin acımasızlığını/zalimliğini yaşadı. Sonraki yıllarda hep olumsuzluklara/haksızlıklara karşı durdu/sesini yükseltmeye çalıştı.

Belediyenin Kazdığı Çukura Düşen Şair

Geleneksel kalıpları kırıp, sokaktaki insana şiiri sevdiren, anlamasını/kendini bulmasını sağlayan şairdi Orhan Veli (Kanık).

Tesettürlü Sosyalist Şaire

Yaşar Nezihe (Bükülmez) Hanım, hayata, zorluklara, haksızlıklara, yolsuzluklara direndi. Ezilenin yanında, ezenin/despotun karşısındaydı. Şaire kimliği ile ilgi uyandırdı. Türk edebiyatının 1 Mayıs temalı ilk şiiri onun imzasını taşıyordu.

Nazım’ın Hayatını Kurtaran Şair

SSCB Yazarlar Birliği Genel Sekreteri Aleksandr Fadeyev, Nazım Hikmet’in hayranı ve dostuydu.

Gözlerden Uzak Bir Aşk Hikâyesi

Birisi, döneminin salon filmlerinin starıydı. Diğeri, geleneksel musikimizin ‘sarışın zirvesi’ydi.

Zafer ve Tayyare Bayramı

‘30 Ağustos Zafer Bayramı’, ilk kez 1924 yılından itibaren ‘Zafer ve Tayyare Bayramı’ adıyla kutlanmaya başladı.

Cehalet Belgesi İsteyen Aktör

‘Kitapsız ilim, Tekçe’siz film olmaz!’ sloganı ile ünlenen Ahmet Tarık Tekçe (1920 - 1964); Galatasaray Lisesi mezunuydu.

Bir Gece Ansızın Gelebilirim

Ünlü aşk şairi Ümit Yaşar Oğuzcan’ın güftesini yazdığı rast şarkı - bestekârı Rüştü Şardağ! - bir dönem Türkiye’nin gündemindeydi.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Meclis Kapattıran Misak-ı Millî Haritası

Osmanlı’nın son Meclis-i Mebusan’ı ancak 90 gün açık kalabildi; Misak-ı Millî Haritası’na gösterilen tahammülsüzlük yüzünden kapatıldı.

Orduyu Teyakkuza Geçiren İdam

Yassı Ada, denizde gemilerin, havada uçakların, karada piyadelerin çok sıkı denetimine/gözetimine alınmıştı.

Başı Koparılan İkinci Osman

Genç Osman, babasını kaybettiğinde 13 yaşındaydı. Fevkalâde zeki bir gençti; kuvvetli tahsil almıştı; edebiyatla uğraşıyordu.

Bakire Kanıyla Yıkanan Kontes

Güzellik uğruna tarihe ilk seri katil suçlamasıyla geçen Kontes Elizabeth Bathory (1560 - 1614), ününü tek seferde 612 bakire genç güzel kızı işkenceyle öldürtüp kanları ile banyo yapmakla kazanmıştı.

Hitler’in Kalbini Çalan Yahudi Dilberi

Alman Nazi lideri Adolf Hitler, Avusturya’da geçirdiği ilk gençlik yıllarında Yahudi asıllı Stefanie Isak adlı olağanüstü güzel kıza âşıktı, ama duygularını açıklayacak cesareti kendisinde bulamadı.

Bilinmeyen Abdullah Gül

Genç Abdullah Gül’e göre Kısakürek; ‘ışığından yararlanılacak kutup yıldızı/mürşit’ idi. Fikir çizgisinin diğer 2 önemli isim ise; Sezai Karakoç ve Nurettin Topçu’ydu. Cemil Meriç, Erol Güngör, İdris Küçükömer ve Fethi Gemuhluoğlu da etkisinde kaldığı mütefekkirlerdi.

İnce Hastalığın Pençesindeki Figüran

Hakkı Haktan; Vesikalı Yarim’deki şef garsondu. Binlerce Yeşilçam figüranı gibi, rekor sayılacak filmde oynadı; ama gündelikçilikten öteye geçemedi.

Dünyanın Tek Cellat Mezarlığı

Dünyanın ayakta kalabilen tek ‘cellat mezarlığı’ Eyüp'de Pierre Loti Kahvesi’nin yanında bulunuyor.

Başı Koparılan İkinci Osman

Genç Osman, babasını kaybettiğinde 13 yaşındaydı. Fevkalâde zeki bir gençti; kuvvetli tahsil almıştı; edebiyatla uğraşıyordu.

Kelebek Gibi Uçan Arı Gibi Sokan Casus

Ahmet Esat Tomruk Bey - nam-ı diğer ‘İngiliz Kemal’ -, ‘destan kahramanı’ydı. Korku kelimesini hiç tanımadı. Üstün yetenekliydi. Son derece soğukkanlı ve atılgandı. Ülkesi için çok büyük işler başardı. Şımarmadı, övgü istemedi. Makam mevki derdine düşmedi. Bildikleriyle/sırlarıyla kimseyi rahatsız etmedi. Müktesebatını mezara götürdü.

Menderes’in Sürgün Ettiği Cami

Karaköy Camisi, bilinen diğer ismiyle Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camisi, - Demokrat Parti’nin iktidarında, Adnan Menderes’in başbakanlığı döneminde! - Karaköy Meydanı’nı genişletmek amacıyla yıktırıldı.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.

İngiliz İstihbaratı’nın Gözünden Enver Paşa

İngiliz devlet arşivlerindeki istihbarat belgeleri çok farklı Enver Paşa portresi çizdi. Kayıtlara/yazılanlara göre Enver Paşa; Almanya’nın desteğiyle tahta çıkmayı arzulardı. Kendisini Napolyon ile kıyaslardı. Yakın korumasına çok dikkat ederdi.

Vehbi Koç’un Feto Uyarısı

Koç Holding’in onursal başkanı - müteveffa - Vehbi Koç, Feto tehlikesini 1994 yılında görmüştü.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Meclis Kapattıran Misak-ı Millî Haritası

Osmanlı’nın son Meclis-i Mebusan’ı ancak 90 gün açık kalabildi; Misak-ı Millî Haritası’na gösterilen tahammülsüzlük yüzünden kapatıldı.

Menderes’in Sürgün Ettiği Cami

Karaköy Camisi, bilinen diğer ismiyle Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camisi, - Demokrat Parti’nin iktidarında, Adnan Menderes’in başbakanlığı döneminde! - Karaköy Meydanı’nı genişletmek amacıyla yıktırıldı.

Orduyu Teyakkuza Geçiren İdam

Yassı Ada, denizde gemilerin, havada uçakların, karada piyadelerin çok sıkı denetimine/gözetimine alınmıştı.

Diğer Casuslar Dünyası Yazıları

Kelebek Gibi Uçan Arı Gibi Sokan Casus

Ahmet Esat Tomruk Bey - nam-ı diğer ‘İngiliz Kemal’ -, ‘destan kahramanı’ydı. Korku kelimesini hiç tanımadı. Üstün yetenekliydi. Son derece soğukkanlı ve atılgandı. Ülkesi için çok büyük işler başardı. Şımarmadı, övgü istemedi. Makam mevki derdine düşmedi. Bildikleriyle/sırlarıyla kimseyi rahatsız etmedi. Müktesebatını mezara götürdü.

KGB’nin Ölüm Listesindeki Ünlü Aktör

Sovyetler Birliği’nin 2. Genel Sekreteri Joseph Stalin (1878-1953) sıkı bir western ve John Wayne hayranıydı.

Kesilmiş Parmaktan Kimlik Tespiti

Ünlü Marksist gerilla lideri Che Guevara’nın hakkındaki ölüm kararını uygulayacak asker kura sonucu belirlendi. Ölümünün delili olarak da kesilen ellerindeki parmak izleri kullanıldı.

CIA’nın Yenge Merakı

CIA, Evren’in Müstakbel Eş Adayını Merak Etmiş.

İngiliz Kemal’in Kasasındaki Servet

Asıl adı Ahmet Esat Tomruk olan İngiliz Kemal, 1964’de İstanbul’da Fransız Hastanesi’nde gözlerini kapadığında çok az kişinin haberi vardı.

Stalin’in Dışkı Laboratuvarı

Stalin, - 1940’dan itibaren! - ülkesini ziyaret eden yabancı devlet adamlarının - liderlerin psikolojik durumlarını, zayıf-kuvvetli yönlerini analiz edebilmek için dışkı inceleyen özel birim - laboratuvar! - kurdurdu.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.