Memleketimden Dinleme Manzaraları 2

Anlatıldığına göre, Özal dinlemeye de meraklıydı. Yeni teknoloji ürünü araç telefonlarının küçük bir tarayıcıyla izlenebildiğini/dinlenebildiğini öğrenince hemen uygulamaya girişti.

Memleketimden Dinleme Manzaraları 2

 MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş de dinlemelerin farkındaydı ve şikâyetçiydi. Partideki odasında makam masasının üzerinde küçük transistorlu bir radyo dururdu. Radyo neşriyatının dinlemeleri engellediğine, konuşulanları anlaşılmaz kıldığına inanırdı. 

Turhan Feyzioğlu, 12 Eylül Darbesi’ni yapan askerî kadro tarafından Başbakanlık makamına getirilecekti. Evren Paşa, Feyzioğlu’nu makamına çağırıp görüşme yaptı; başbakanlık önerisi de kabul buldu. Feyzioğlu; kendine tahsis edilen odada hükümet kurma çalışmalarına girişti. Bakanlar kurulunun listesini hazırlamaya koyuldu. İddiaya göre yaptığı telefon görüşmeleri dinlenince, yeni görevi hemen duyuldu ve planları yürümedi. Siyasi tabanı çok sınırlı bir siyasetçinin liderliği benimsenmeyecekti. Feyzioğlu; başbakanlık koltuğuna oturamadan, çatısını çattığı hükümeti kuramadan ayrılmak zorunda bırakıldı.

12 Eylül liderleri, Demirel’in nefes alışını bile izlerdi. Münfesih AP (Adalet Partisi)’nin son Genel Başkanı Süleyman Demirel ve eşi, Hamzaköy’deki zorunlu tatilden döndükten sonra Güniz Sokak’taki müstakil evlerinde kalıyordu. Demirel çok zorunlu kalmadıkça dışarıya çık(a)mıyor, 4 duvar arasında kitap okuyor ve - sayıca az! - misafirlerini kabul ediyordu. Ama 12 Eylül liderlerine bakılırsa, ‘devleti yönetmeye de devam ediyor’du. Ankara siyasetinin nabzını en iyi tutan gazetecilerden Yavuz Donat’ın şahitliğini yaptığı olay ilginçti. Turizm Bakanlığı Müsteşarı Kemal Baydaş ziyaretine gelmişti. Donat ile Baydaş çok eski dosttu. Çay içip sohbet ederken, söz dönüp dolaştı Demirel’e geldi. Donat gazetedeki telefonundan Demirel’i aradı; sonra da konuşması için Baydaş’a uzattı. Demirel, vefalı dostunu çok severdi: ‘Nasılsın Kemal?’ diye hal hatır sordu, ‘Gözlerinden öperim!’ diye de konuşmasını tamamladı. Baydaş gayet saygılı şekilde; ‘Sağlıklar, afiyetler dilerim, efendim,’ dedi. Ve nezaket gereği, ‘Bir emriniz var mı?’ diye de ekledi. Görüşmeden 3 gün sonra, Baydaş görevinden alındı. Darbe liderleri, Demirel’e sempati duyan yüksek bürokratı yönetimde istememişti.

ANAP (Anavatan Partisi)’ın Kurucu Genel Başkanı Turgut Özal da dinlemelerden bıkmıştı. Partisinin kuruluşunda, seçim sonrası Başbakanlık tesliminde çok garip olaylar yaşamıştı. Partinin temel direklerinden, en güvendiği arkadaşlarından Mehmet Keçeciler’in anlatımına göre, Özal bazı taktikler geliştirmişti. Görüşme yapacağı arkadaşıyla uzun süre yüzerdi ve mola verdiğinde konuşmaya başlardı. ‘Burası güvenli, bizi kimse dinleyemez,’ derdi. Ya da görüşeceği kişiyi yanına alır, tenha bir köşede, eliyle ağzını kapatarak meramını anlatmaya çalışırdı. 

Oğlu Ahmet Özal’ın anlattıkları çok dikkat çekici ve korkutucuydu. Oğul Özal’a göre, Başbakanlık Konutu her 45 günde bir böcek aramasına tabi tutulurdu. Sadece yatak odasından en az 8 tane böcek çıkardı.

Özal’ın dinlendiğini yakın dostu, sırdaşı, danışmanı Adnan Kahveci ortaya çıkarmıştı. 1983’deki seçimlerinden sonra Özal, Başbakanlık Konutu’na taşındı. Binanın içinde, pek çok noktada gizlenmiş dinleme amaçlı böcekler bulundu. Yatak odasını, diğer odaların duvarlarını, çalışma masasını, telefonları, çiçek saksılarını böcekler basmıştı. Özal ailesi, konutta hep dinlendikleri şüphesiyle yaşadı.

Özal; dinlemeye karşı güvenlik tedbirlerini geliştirerek sürdürdü. Yine kurmaylarını yanına alıp denize girdi. Konuğuyla araba sefası yaparken görüştü. Temel atma törenlerinde, konutun bahçesinde, açık alanda, çeşitli açılışlarda mahrem konuşmalarını yaptı. 

MİT elemanlarına Başbakanlık Konutu’nda arama yaptırmıştı. Uzmanlar; saksı, tablo ve radyatör arkasında 5 böcek bulmuştu. 

Konuta özel elektronik firması elemanları da çağrılırdı. Ama yine de kesin sonuç alınamazdı. Böcekler daha çok çiçek saksılarında yuva yapardı. Biraz araştırınca perde aralandı. Konutun kadrolu bahçıvanı, ABD Büyükelçiliği’nin bahçıvanıyla arkadaştı. Saksılı, kıymetli çiçekler ABD Büyükelçiliği’nden gönderiliyordu. ABD sempatizanı bahçıvanın işine son verildi. Ardından hizmetlerine bakan şef garsonun en mahrem konuşmaları aktardığı belirlendi. Başbakanlık Konutu’nda görevli bütün garsonlar ve servis elemanları değiştirildi. Yerlerine de Ankara’da bulunan Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu’ndan güvenlik soruşturması yapılmış yeni/güvenilir elemanlar getirildi. 

Turgut Özal elektronik cihazlara düşkündü; en yeni teknolojileri öğrenmeyi/kullanmayı severdi. Adnan Kahveci ile ortak noktaları teknolojiydi. Kahveci her yurt dışı seyahati dönüşünde Özal’a en yeni aletleri/cihazları getirirdi. Araç telefonu da yeni çıkmıştı ve kullanımı hızla yayılıyordu. 

Anlatıldığına göre, Özal dinlemeye de meraklıydı. Yeni teknoloji ürünü araç telefonlarının küçük bir tarayıcıyla izlenebildiğini/dinlenebildiğini öğrenince hemen uygulamaya girişti. Danışmanı Can Çangır, Brüksel’e yaptığı geziden dönerken yanında küçük bir tarayıcı getirmişti. Özal da tarayıcı yardımıyla merak ettiği kişileri dinlemeye başladı/koyuldu.

Bir iddiaya göre Özal, Bedrettin Dalan’ı parti içinde kendisine rakip görürdü. Dalan’ın düzenlediği bir toplantıda yaptığı konuşmayı tanınmış bir politikacı vasıtasıyla banda aldırdı. Böylece rakipleri hakkında istihbarat toplama alışkanlığını sürdürdü.

Özal çok iyi satranç oyuncusuydu. 1989’da yeni Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kimin oturacağı tartışılıyordu. Özal; Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in kendisini dinlettiğine inanırdı. Bir gün ailesini topladı; Cumhurbaşkanlığı için fikirlerini sordu. Ailesi, Özal’ın Çankaya’ya çıkmasını istedi. Ama Özal aksi fikir belirtti; Cumhurbaşkanlığı’nı düşünmediğini belirtti. Aile toplantısından iki gün sonra Evren’le görüşmek için Çankaya Köşkü’ne gitti. Bakanlarından birisi, Özal’ın aracının kapısını açtı ve dilinin altındaki baklayı çıkardı: ‘Kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyorum, efendim. Cumhurbaşkanlığı’na aday olmanız, partimizi zora sokabilirdi!’ Özel tebessüm etmekle yetindi; dinlendiğinden şüphesi kalmamıştı. Toplanan bilgi Evren’in yakın çevresinde paylaşılabiliyordu.

Özal; çok sevdiği, yanından ayırmadığı Hasan Celal Güzel’i de dinletmişti. İddianın sahibi bizzat Güzel’di. ANAP Genel Başkanlığı’na ve dolayısıyla Başbakanlık’a adaylığını koyunca yakın markaja alınmıştı. Güzel’in delegelerle yaptığı konuşmaları dinletmiş ve duruma göre bir politika geliştirmişti.

Oysa Hasan Celal Güzel, Özal’a ölümüne bağlıydı. Bakanlık ve Hükümet Sözcülüğü yaptığı dönemde, Başbakan’ın, bakanların ve dolayısıyla kendi odasını da sürekli böcek taraması/araması yaptırırdı. Turgut Bey, Hasan Celal Güzel ile mahrem bir konu paylaşacaksa yanına çağırırdı; beraber bahçeye çıkarlardı. Özal her seferinde eliyle ağzını kapatır, dudaklarının okunmasını engellerdi.

Hasan Celal Güzel; 1970’li yıllarda da bürokraside etkindi. Makamından yapılan telefon konuşmalarının dinlendiği/kaydedildiğini fark ederdi. Konuşmasına başlarken, dinleyenleri/kaydedenleri ağza alınmayacak şekilde küfürlerle ödüllendirirdi. Halk tabiriyle en hafif küfrü, içinde ‘ana’ ‘avrat’ kelimeleri geçendi. 

Bir gün, Güzel’in özel kalem müdürü bir görüşmecisinin geldiğini söyledi. Güzel; ziyaretçinin içeriye alınmasını istedi. Misafir genç bir polis memuruydu. Kendisini tanıttıktan sonra, görevini anlattı. Kayıt süresince duyduğu hakaretlerden rahatsız olmuştu ve muhatabının dikkatini çekmek istemişti. Güzel; misafirine hak verdi ve sonraki konuşmalarında dinleyenleri/izleyenleri küfürlerinden muaf tuttuğunu tekrarladı.

Dünyanın en bilinen, en etkin liderleri de izlenmişti ve rakiplerini/düşmanlarını takip ettirmişti. Mesela Yunanistan’da Başbakan Papandreu, Cumhurbaşkanı Karamanlis’i dinletmişti. Fransa Cumhurbaşkanlarından müteveffa Mitterand, sevgilisini izletmişti. Romanya’nın halk tarafından öldürülen diktatörü Çavuşesku’nun dişindeki bir dolgunun içinde verici/böcek konulmuştu. Çeçenistan Cumhurbaşkanı Cevher Dudayev de Rus İstahbaratı’nın yakın takibindeydi. Cep telefonunun sinyalinden kaldığı yer belirlenince füze atışıyla vurulmuştu.

8 February 2019 18:46
710 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Türkeş, MBK’den Nasıl Tasfiye Edildi?

Atatürk’ün manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan’ın Ankara’nın Necatibey Caddesi’ndeki mütevazı evinde ‘14’ler’ tanımlamasıyla siyasi tarihimize geçen grubun kaderi çizildi. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, CHP Genel Sekreteri İsmail Rüştü Aksal ve MBK’nin 2 etkin üyesinin çok gizli toplantısında ülkenin yakın geleceğini etkileyecek önemli karar alındı.

Hasırı ‘Yorgan’ Tabutu ‘Döşek’ Edinen ‘Baba’!

‘İnci Baba’ lakaplı Mehmet Nabi İnciler, hazır cevaptı, girişkendi, farklı meziyetlere/zevklere sahipti; çevresini şaşırtmayı severdi. İtalyan asıllı, ABD vatandaşı, Şikago Mafyası’nın ünlü şefi - merhum! - Al Capone’nin hayranıydı. İdolünün mezarını ziyaret etti, şanına uygun muhteşem çelenk yaptırdı. Ellerini açıp ruhuna ‘Fatiha’ bile okudu

27 Mayıs’tan Sonra Başbakanlık’ta Ne(ler) Oldu?

Başbakanlık Müsteşarlığı Özel Kalem Müdürü Mehmet Geylani; 27 Mayıs Askeri Darbesi’nin öncesinde ve sonrasında görevinin başındaydı. Gördüklerini/yaşadıklarını Ankara’nın kıdemli usta gazetecisi Kemal Bağlum’a anlattı; tarihe şahitlik etmeye çalıştı… Geylani: Darbe sonrasında Başbakanlık’ta yaşanan bilinmeyen bazı olayların perde arkasını açıkladı…

Cüneyt Arkın: Bozkırda Yetişen Aktör

Sean Connery’den sonraki ‘ikinci James Bond’ bir Türk aktör olabilirdi.

Kırık Bir Aşk Hikâyesi: Engin İle Perran

Sabah Gazetesi’nin popüler-polemikci yazarı Engin Ardıç ile televizyon dünyasının en ünlü yıldızlarından Perran Kutman iki yıla yakın süre nişanlı kaldı, ama sonra ayrıldı.

Osmanlı'nın Rasputin'i Cinci Hoca

Cinci Hüseyin Hoca Efendi’nin nefesi kuvvetliydi. Sultan İbrahim’i okuyup üfledi; rahatlamasını, - kısmen! - hayata dönmesini sağladı. Emeli şöhrete kavuşmak, zenginleşmek, mal mülk sahibi olmaktı. Rüşvet almaktan çekinmedi; kesesini/testisini doldurdu. Devlet kadrolarını para karşılığı gayri ehil kişilere tahsis etti ve köşeyi döndü.

Türkiye’nin İlk Piyanist Şantörü

Gencer, Türkiye’de ilk Türkçe sözlü pop müzik parçasını seslendirdi. Çocukluk arkadaşı, Fecri Ebcioğlu, ‘Bak Bir Varmış Bir Yokmuş’ adlı şarkının sözlerini yazmıştı.

Bilinmeyen Abdullah Gül

Genç Abdullah Gül’e göre Kısakürek; ‘ışığından yararlanılacak kutup yıldızı/mürşit’ idi. Fikir çizgisinin diğer 2 önemli isim ise; Sezai Karakoç ve Nurettin Topçu’ydu. Cemil Meriç, Erol Güngör, İdris Küçükömer ve Fethi Gemuhluoğlu da etkisinde kaldığı mütefekkirlerdi.

Her Filminde Başrol Oynayan Aktör

Ediz Hun, Yeşilçam’da, siyasette ve üniversitede disiplini, özeni ve dikkati ile tanındı. Çevre hassasiyeti ve doğa sevgisiyle bilindi. Her filminde başrolde oynayan tek aktördü. Heyecanını, yaşam sevincini, aile özenini hiç yitirmedi. Çevresine ve içinden çıktığı topluma örnek olmaya çalıştı.

Mescid-i Aksa’nın Karşısına ‘Süleyman Sinagogu’ Önerisi

Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Yaser Arafat’a, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri adına elçi gitti. ‘Mescid-i Aksa’nın bahçesine inşa edilecek sinagoga izin verilirse bağımsız Filistin devletinin tanınacağı’ teklifini iletti. Olayı Filistin asıllı gazeteci Abdülbari Atwan doğruladı.

Cennet Arsaları Satışta

Katolik Kilisesi; 1343 yılında, cemaatinin geçmişteki ve gelecekteki günahlarını yok eden, öldüklerinde cennete gitmelerini sağlayan/garantileyen Endüljans adlı belgeyi satışa çıkarmıştı.

Türbesine Kilise Yapılan Padişah

1693’de yöreyi ele geçiren Avusturyalılar, türbeyi temellerine kadar yıktılar. Tepeye de Turpek adını verdiler. Türbenin yerine, Szüz Maria Kilisesi'ni inşa ettiler.

Defne Yalnız’ın Yalnızlık Korkusu

Defne Yalnız; okumayı-yazmayı öğrenmeden tiyatro sahnesinin tozunu ciğerlerine çekti.

Defne Yalnız’ın Yalnızlık Korkusu

Defne Yalnız; okumayı-yazmayı öğrenmeden tiyatro sahnesinin tozunu ciğerlerine çekti.

Kelebek Gibi Uçan Arı Gibi Sokan Casus

Ahmet Esat Tomruk Bey - nam-ı diğer ‘İngiliz Kemal’ -, ‘destan kahramanı’ydı. Korku kelimesini hiç tanımadı. Üstün yetenekliydi. Son derece soğukkanlı ve atılgandı. Ülkesi için çok büyük işler başardı. Şımarmadı, övgü istemedi. Makam mevki derdine düşmedi. Bildikleriyle/sırlarıyla kimseyi rahatsız etmedi. Müktesebatını mezara götürdü.

Halterden Sınıfta Kalan Şampiyon Halterci

Naim Süleymanoğlu; Galatasaray’dan önce, dünya spor tarihine adını markalaşarak yazdırdı.

Gezen’in Annesinin İstemediği Evlilik

Müjdat Gezen, ikinci evliliğini ağabeyinin karısının yeğeni Leyla Turgut’la gerçekleştirdi.

Bilinmeyen Abdullah Gül

Genç Abdullah Gül’e göre Kısakürek; ‘ışığından yararlanılacak kutup yıldızı/mürşit’ idi. Fikir çizgisinin diğer 2 önemli isim ise; Sezai Karakoç ve Nurettin Topçu’ydu. Cemil Meriç, Erol Güngör, İdris Küçükömer ve Fethi Gemuhluoğlu da etkisinde kaldığı mütefekkirlerdi.

Mezarımı Taştan Oyun!

Hüseyin Peyda, sinema tarihimize mendil ıslatan yerli melodramların öncüsü olarak geçti. ‘Söyleyin Anama Ağlamasın’ ve ‘Mezarımı Taştan Oyun’ ile rüştünü ispatladı. Milyonların sevgisini ve hayranlığını kazandı. 40 yıllık Yeşilçam serüveninde kendisini yenilemeyi, ayakta kalmayı bildi/başardı.

Ferhantoloji

Ferhan Şensoy, tiyatromuzun son yarım yüzyılda yetiştirdiği birkaç sivri dilli, muhalif, yazdığı okunan, sahnelediği seyredilen sanatkârlardandı. Heyecanlı, hareketli, yüksek tansiyonlu, özenilecek, serüven dolu hayat sürdü. Geride çok sayıda eser, anı ve dost bıraktı.

İsmet Paşa’nın Elini Öpen TİP Lideri

Mehmet Ali Aybar, çok iyi eğitim almıştı; Sol/Sosyalist düşünce aileden mirastı.

Türbesine Kilise Yapılan Padişah

1693’de yöreyi ele geçiren Avusturyalılar, türbeyi temellerine kadar yıktılar. Tepeye de Turpek adını verdiler. Türbenin yerine, Szüz Maria Kilisesi'ni inşa ettiler.

Kırık Bir Aşk Hikâyesi: Engin İle Perran

Sabah Gazetesi’nin popüler-polemikci yazarı Engin Ardıç ile televizyon dünyasının en ünlü yıldızlarından Perran Kutman iki yıla yakın süre nişanlı kaldı, ama sonra ayrıldı.

Her Filminde Başrol Oynayan Aktör

Ediz Hun, Yeşilçam’da, siyasette ve üniversitede disiplini, özeni ve dikkati ile tanındı. Çevre hassasiyeti ve doğa sevgisiyle bilindi. Her filminde başrolde oynayan tek aktördü. Heyecanını, yaşam sevincini, aile özenini hiç yitirmedi. Çevresine ve içinden çıktığı topluma örnek olmaya çalıştı.

Kitapsız İlim, Tekçe'siz Film Olmaz

Ahmet Tarık Tekçe, Yeşilçam Sokağı’nda yaşadı, nefes aldı, sinema için terledi ve rızkını temine çalıştı. Bazı yapımcıların sömürüsüne karşın, hakkını isterken bile zorlandı. Paranın değil, beyaz perdenin cazibesine kapıldı.

‘Taş Bebek’ Gönül Yazar

Gönül Yazar, kaliteli sesi, düzgün fiziği ve renkli yaşamı ile hep zirvedeydi. 1960 yapımı ‘Taş Bebek’in senaryosu sanki kendisi için yazılmıştı. Bir anda şöhretin doruklarına ulaştı. Baş döndüren natürel güzelliği ile erkeklerin yoğun ilgisine mazhar oldu. Film gibi yaşadı. Pek çok meslektaşı tarafından örnek alındı ve taklit edildi.

Üç Başbakanın Ortak Kaderi

Celal Bayar, Adnan Menderes ve Mesut Yılmaz’ın oğulları intihar ederek hayatlarına son verdi.

52 Nişan, 16 Nikâh Yapan Ünlü Kaleci

Beşiktaş’ta üne kavuşan kaleci Varol Ürkmez, futbol yaşamı boyunca olayların, şaşaalı hayat tarzının, şaşırtıcı sayıdaki aşkların adamıydı. Gazetecilerin en önemli haber kaynaklarındandı. Halkın, özellikle de futbolseverlerin sevgilisiydi. Sadece futbolcu değildi, sinema ve tiyatro sanatçısıydı, tepeden tırnağa şov insanıydı.

Kenan Evren'in Yaptırdığı Asala Operasyonları

Ermeni terör örgütü ASALA’ya karşı etkin ve sonuç alacak operasyonun planlaması 1982’nin yaz aylarında Çankaya Köşkü’nde Devlet Başkanı Kenan Evren’in talimatıyla başlatıldı. Karargâhın başında da Evren’in kızı Şenay Gürvit Hanım görev yaptı.

CIA’nın Yenge Merakı

CIA, Evren’in Müstakbel Eş Adayını Merak Etmiş.

Çirkin Kral, Kumar Oynayarak Dinlenirdi

Türk sinemasının ‘Çirkin Kralı’ Yılmaz Güney’in hayat hikâyesinin zenginliği/farklılığı bir dizi film yapmaya bile imkân veriyordu. Güney; inişli çıkışlı dünya serüveninde toplum sınırlarını zorladı; muhalifliğinin karşılığını da gördü. Sinema anlayışı/çizgisiyle, yaşam tarzıyla ekol yarattı.

Kenan Evren’i Mahkûm Ettiren Sanatçı

Gazeteci - ressam Fikret Otyam, bir fotoğrafını izinsiz yağlı boya tabloya aktarmaktan 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren’i mahkûm ettirmişti.

Atatürk'ün Emaneti Türk Hava Kurumu

Türk Tayyare Cemiyeti kurulduğunda sadece yerli uçağın yapımı değil, millî silah sanayinin de temeli atıldı. Atatürk’e göre Türk Milleti yüksek karaktere, zekâya, kabiliyete sahipti. Kendi uçağını, tankını ve her türden savaş silah(lar)ını üretebilirdi.

Yalnız Hem De Çok Yalnız Adam

Yaşar Güvenir; 10 Ocak 1998’de, dünyamızdan kuyruklu bir yıldız gibi ayrıldı. Arkasında yaşanmış hatıralar ve yaşayacak onlarca beste ile…

Babasının Mezarını Arayan Gazeteci

Yunan Hükümeti, tarihi mezarlığı kaldır(t)mış, üstünden de geniş asfalt yol geçirmişti. Sakız Adası’nın son Mutasarrıfı Hamdi (Simavi) Bey’in mezarı da kayıplara karışmıştı.

Hayatı Durduran Ses: Hamiyet Yüceses

Hamiyet adı verilen, mavi gözlü ve sapsarı saçlı güzel kız, bir dönem Türkiye’de fırtına gibi esecek ve musikimizin nağmelerini güzel sesiyle taçlandıracaktı.

Şapkanın Sarık İle Mücadelesi

Osmanlı bürokrasisi - zaman zaman - Batı’yı takdir etse de Batılılaşmaya hep mesafeli durdu. Avrupa’dan yenilikleri getirmeye yeltenen hükümdar(lar) ya cezalandırıldı ya da hayatını yitirdi. Ulema ve ordu da diğer önemli muhaliflerdi. Genç Cumhuriyet de kurulurken - aynı zamanda! - hem işgal güçleriyle ve hem de yeni yönetime karşı duranlarla kapışacaktı.

Diğer Türk Tarihi Yazıları

‘Devlet Hatun’ Latife Hanım!

Latife Uşşaki Hanım geçmişine ve anılarına saygılıydı. Mustafa Kemal Paşa’ya eşsiz aşkla bağlandı. 2,5 yıl süren evliliği bitince, İstanbul ve İzmir’de yaşadı. Toplantılara katılmadı, görüşme isteklerini reddetti. Paşası ile yaşadığı dönemde çekilen fotoğraflarıyla hatırlanmak istedi.

Atatürk'ün Emaneti Türk Hava Kurumu

Türk Tayyare Cemiyeti kurulduğunda sadece yerli uçağın yapımı değil, millî silah sanayinin de temeli atıldı. Atatürk’e göre Türk Milleti yüksek karaktere, zekâya, kabiliyete sahipti. Kendi uçağını, tankını ve her türden savaş silah(lar)ını üretebilirdi.

Asker Vatan Savundu, Yangın Söndürdü

Osmanlı’da ilk itfaiye teşkilatı 18. asrın başında kuruldu. Yeniçeri Ocağı’na bağlıydı. İstanbul’da ve çevre ormanlarda çıkan yangınları söndürmeye çalıştı. Taşıma su ve ilkel teçhizatla işi zordu.

33’lük Tespih Gibi Tabanca Çeken Fedai

Yakup Cemil Bey, ‘korku’ kelimesini tanıma(z)dı. Düz mantık yürütürdü. Siyasetin ince oyunlarını, gülümserken ayak kaydıran tuzaklarını bilmezdi. Ölümü göze alır, istenileni/emredileni yapardı. Kontrolü müşküldü. Haksızlık(lar) karşısında susmaz, ya sesini yükseltir ya da - daha çok! - piştovunu konuştururdu.

Türkeş, MBK’den Nasıl Tasfiye Edildi?

Atatürk’ün manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan’ın Ankara’nın Necatibey Caddesi’ndeki mütevazı evinde ‘14’ler’ tanımlamasıyla siyasi tarihimize geçen grubun kaderi çizildi. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, CHP Genel Sekreteri İsmail Rüştü Aksal ve MBK’nin 2 etkin üyesinin çok gizli toplantısında ülkenin yakın geleceğini etkileyecek önemli karar alındı.

Osmanlı’nın İçki Tüketimi

1904’de, Osmanlı’nın şarap ihracatı tamı tamına 340 milyon litreydi. Osmanlı; Avrupa’nın en önemli içki üreticileri arasındaydı.

Mescid-i Aksa’nın Karşısına ‘Süleyman Sinagogu’ Önerisi

Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Yaser Arafat’a, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri adına elçi gitti. ‘Mescid-i Aksa’nın bahçesine inşa edilecek sinagoga izin verilirse bağımsız Filistin devletinin tanınacağı’ teklifini iletti. Olayı Filistin asıllı gazeteci Abdülbari Atwan doğruladı.