Usame Bin Ladin’i Kargalar Yakalattı

ABD yetkilileri; El Kaide adlı terör örgütünün lideri Usame Bin Ladin’in sonunu getiren operasyon için tam 10 yıl hazırlık/planlama yaptı. Harekât; Beyaz Saray ve Pentagon’da canlı bağlantıyla izlendi.

Usame Bin Ladin’i Kargalar Yakalattı

Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü CIA; El Kaide Lideri Usame Bin Ladin’in hüviyetini casus kargalar yardımıyla kesinleştirdi/netleştirdi; gerçekleştirdiği operasyonla da son noktayı koydu.

ABD Başkanı Donald Trump; radikal İslamcı terör örgütü IŞİD'in Lideri Ebubekir el Bağdadi'nin öldürüldüğünü açıkladığında; El Kaide Lideri Usame Bin Ladin’in ortadan kaldırılış şeklini hatırlattı. 

CIA elemanları; derinden, sabırla, çok uzun süren planlamadan sonra hedefin yerini belirledi; öldürücü darbeyi indirdi.

‘Most Wanted Terrorists’ - En Çok Aranan Teröristler! - listesinde ilk sırada yer alan El Kaide Lideri Usame Bin Ladin için 25 milyon dolar ödül verilecekti. Yakalanması ya da öldürülmesiyle sonuçlanacak bilgi paylaşımı yeterliydi. 

Ödülün büyüklüğünün yanında, araştırmayı/operasyonu yapacak gizli örgütün, CIA’nin kudreti de bilinirdi. 

CIA; son dönemde istihbarat toplama, yüz tanıma, vb. gibi eylemlerde bazı hayvan türlerinden yararlanmanın yollarını aradı. Hayvanların yeteneklerini kullanma, suçun takibi ve olayın çözümünde önemli derecede hız ve doğruluk payı sağladı. Ucuz masraflıydı; net sonuçlar verdi. Kargalar, kuzgunlar ve saksağanlar deneme aşamasında beklenilenin üzerinde başarı gösterdi. 

- CIA; Kargaların Eğitimiyle Yakından İlgilendi… -

CIA; ABD’deki çeşitli üniversitelere destek verdi; ortak çalışma yaptı; projeler geliştirdi. Bazılarından da yardım gördü. Mesela; Washington Üniversitesi’nin Çevre Bilimleri’nce yürütülen ‘kargalarla ilgili çalışma’ ile yakından ilgilendi. Projeye saksağanlar da dahildi. Her iki grup kuş türü de son derece zekiydi; istenileni/beklenileni kısa sürede verdi; daha da önemlisi: Yüz tanımada olağanüstü yol alındı.

Bir grup CIA görevlisine Ladin makyajı yapıldı; aynı elbiseler giydirildi. Ladin benzeri adamlar; kargaları besledi; yakın planda ilgilendi. Hazırlık aşaması; tanınmadan emin olunana kadar sürdü. Eğitilmiş kargalar, Pakistan’a götürüldü; Usame bin Ladin’in barındığına inanılan evin civarına salındı. Sonra da beklenildi. Çok geçmeden de kargaların alıştı(rıldı)ğı gibi davrandıkları izlendi. Ladin tarafından beslenilmeyi beklediler.

El Kaide Lideri Usame Bin Ladin’in kimliği kargalarca netleştirildi. Sonra da operasyonun planlamasına geçildi. 11 Eylül saldırıları sonrasında, ABD’nin bir numaralı hedefi, terör örgütü El Kaide’nin Lideri Usame bin Ladin; Pakistan’da örneği görülmemiş bir harekâtla ortadan kaldırıldı.

Ladin’in tuzaklanmasının ardından; ABD’nin ‘En Çok Aranan Teröristler’ listesinin ilk sırası değişti. ABD vatandaşları olayı öğrenince bayram yaptı. Beyaz Saray’ın önünde sevinç gösterilerinde bulundular.

- Guantanamo Üssü’ndeki Tutuklular Tek Tek Sorgudan Geçirildi… -

CIA’nın Ladin araması/planlaması çok uzun erimliydi. Sonuç alınması için 10 yıl beklenecekti. Görevli ajanlar; El Kaide Lideri’nin en zayıf noktasının ‘kuryeler’ olduğunu belirledi. Sabırlı, gizli, yavaş ve çok dikkatli hareket edilmeliydi. Usame bin Ladin; mutlaka açık verecekti. Ama görünüşe göre; izine ulaşılabilecek kilit bilgiye varmak - gerçekten! - zordu. Örgütün lider kadrosu yeraltına çekilmişti; aralarında mesajlaşma da kesilmişti. Lider; ancak ölümüne güvendiği/hayatını emanet edebileceği birisini görevlendirebilirdi.

ABD yetkilileri; Bin Ladin’in izine ulaşmak için gereken bilgiyi, yakalanan militanlardan sağlayabileceklerinden emindi. Guantanamo Üssü’ndeki tutuklular sorgulanacaktı. 

İlk etapta umutlar yitirildi; bezginlik baş gösterdi.  

4 yıl süren planlı maraton sorgulama - nihayet! - sonuç verdi: Ahmet El Kuveyti kod adlı militan; Bin Ladin’in en yakınında ve en güvendiği çıktı.

CIA; El Kaide’nin 3 numarası Halid Şeyh Muhammed’i de yakaladı. Çok şiddetli baskı ve işkence uygulandı. Boğulma hissi veren ve kesin konuşturan bir dizi insanlık dışı/gaddar muameleden geçirildi. Sorgusu aylarca sürdü. Başlangıçta El Kuveyti hakkında yeterli bilgi vermedi; yalnızca tanıdığını söyledi. İfadesine göre; adı geçen militanın El Kaide’ye kuryelik yaptığını bilmiyordu. Ama sonunda çözüldü.

2004 yılında; El Kaide’nin başka üst düzey yetkilisi Hasan Gül; Irak’ta yakalandı. Gül de; CIA’ya, El Kuveyti’nin örgüt içinde önemli/az kişi tarafından bilinen kuryelik görevini anlattı.

- Usame bin Ladin’in En Güvendiği Kurye: El Kuveyti Kod Adlı Şeyh Ebu Ahmet’ti… -

Bir yıl sonra ise; daha önemli ize ulaşıldı. Usame bin Ladin’in çok güvendiği yardımcılarından birisinin telefon konuşması deşifre edildi; dikkatle incelendi. Ladin’in yaşadığı yer konusunda ipucu var mıydı?

Sonunda kuryenin kimliği ve yaşadığı yer netleşti. El Kuveyti kod adlı Şeyh Ebu Ahmet; Kuveyt doğumluydu; Pakistan vatandaşıydı. Örgütün orta düzeyde yöneticisiydi. El Kaide’nin kaçak/aranan üyelerine/yöneticilerine kalabilecekleri güvenli konut(lar) sağmakla görevliydi.

2009’da, adının belirlenmesinden tam 5 yıl sonra Ebu Ahmet’in bir telefon konuşma kaydına ulaşıldı. CIA ajanları; Ahmet’in yerini belirledi ve uzaktan izlemeye geçti. Kuş; ökseye gelmemişti; fakat izlemeye alınmıştı!

El Kaide Lideri Bin Ladin çok temkinliydi; çevresinde telefon ve bilgisayar kullanılmasına izin vermezdi. Her türlü izlenme ve dinlenme faaliyetlerinin dışında kalmayı arzulardı. CIA ve NSA‘nın - Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı! - ağlarına takılmak istemezdi.Aynı yıl, kurye ve erkek kardeşinin İslamabad yakınlarındaki Abudabad yöresinde kaldıkları bilgisine ulaşıldı. 2 erkek kardeş; aileleriyle kaleyi andıran muhkem binada yaşıyordu. Yanlarında da kalabalık - muhtemel misafir! - başka aile daha barınıyordu.

- Usame Bin Ladin; ‘Ortaçağ Kalesi’ni Çağrıştıran Yüksek Güvenlikli Bir Evde Kalıyordu… -

ABD güvenlik örgütlerinin dürbünleri ve kulakları, Pakistan’ın Abudabad yöresine çevrildi. Bina; olağandışı, çok sıkı koruma altındaydı; yüksek derece güvenlikliydi. Ağır silâhlı muhafızları, kalın yüksek duvarları ile tipik ‘ortaçağ kalesi’ni andırıyordu. Kaya gibi sağlam 2 kapısı vardı. Ama hiçbir mahalli yetkilinin dikkatini çekmemişti. Ne polisler, ne de istihbarat görevlileri; kaleye dikkat kesilmemişti.

Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı - CIA! - ; diğer istihbarat ve güvenlik kurumlarıyla müşterek çalıştı. Binadaki olağandışı güvenlik önlemlerinin nedeni araştırılmalıydı. El Kaide’nin yüksek düzeyde yöneticisi barınıyor olabilirdi. Belki de her yerde aradıkları Bin Ladin’e ummadıkları kadar yakındılar.

Bina sakinlerinin çöpleri dışarıya çıkarılmıyordu; bahçede düzenli şekilde yakılıyordu. İnternet ya da telefon erişimi de yoktu. Uzak ve yakın izlemede bazı ipuçlarına ulaşıldı. ‘Misafir’ diye nitelenen; 3. ailenin ortadaki/görünürdeki tek ferdi; her sabah düzenli yürüyüş yapıyordu. Peştun kıyafeti giyiyordu; başındaki takkesi ve uzun boyuyla dikkat çekiyordu. Çok istenmesine rağmen yakın plan görüntüsüne erişilemedi. Kamera kayıtlarından yüzü net seçilemedi. CIA’nın belirlemesine göre evde; genç bir adam, 3 kadın ve ergenlik çağını aşmış 10 çocuk misafir barınıyordu. 

Çözülmesi zorunlu bulmaca ortada duruyordu. Ama erken/sabırsızca atılacak adımın sonucu beklenildiği gibi gelmeyebilirdi.

- ‘Karga Testi’nde Hedefin Kimliği Netleşti… -

Plan detaylandırıldı. Muhkem binanın bire bir benzer maketi yap(tır)ıldı. Kimin nerede, hangi odada kaldığı not edilmeye çalışıldı. Konutun güvenlik sistemi gözden geçirildi. Ani saldırıda görülebilecek/karşılaşılabilecek mukavemet ve zayiat hesaplandı. En etkin ve vurucu harekât üzerinde tartışıldı. Saldırı senaryosu binlerce kez tekrarlandı.

‘Karga testi’nden alınan sonuç önemliydi; ama kesin/net delil sayılmazdı. 

2011 Şubat’ında; evde çok önemli kişinin barındığına ikna olundu. Eyleme geçme düşüncesi kesinlik kazandı. Nihai emir; ABD Başkanı Barack Obama tarafından verilecekti. 

En basit ve etkin saldırı; B-2 Hayalet Uçakları ile yapılabilecek bombalama ve füze saldırısıydı. Ama ciddi riski de barındırıyordu: Hem evin, hem de yanındaki konutların yıkımına, içlerinde yaşayan suçsuz insanların ölümüne sebebiyet verebilirdi.

- Harekât; ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı’nca Planlandı Ve Yapıldı… -

Görev; dönemin Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığı’nı yapan Koramiral William McRaven’e verildi. McRaven; kara operasyonu planladı. Özel eğitimli askerler eve girecek; en az can kaybıyla Bin Ladin’i ölü ya da diri ele geçirecekti. Baskın ekibi; Mayıs’ın ilk haftasına kadar hazırlanabilecekti. İklim ve hava şartları da dikkatle incelenmişti. Eylemin yapılacağı günlerde, Abudabad’da ay görünmeyecekti; gökyüzü çok bulutlu ve zifiri karanlıktı. Gecenin doğal örtüsü; gizle(n)meyi başarıyla gerçekleştirecekti. Ama harekât beklenmedik sebepten - hava muhalefetinden! - ötürü ertelendi. Son anda gelen meteorolojik bilgi - 30 Nisan ve sonraki gecelerin yoğun sisli olacağı öğrenildi! - yüzündendi.

ABD Başkanı Barack Obama ve Savunma Bakanı Leon Panetta gereken emri imzaladı. Operasyon; Ortak Özel Harekât Komutanı Koramiral William McRaven tarafından yönetilecekti. McRaven’in adamları; Doğu Afganistan’ın Celalabad kentindeki üsteydi. Komutanın planlamasına göre askerler; 30 Nisan Cumartesi akşamına kadar Abudabad’a intikal edebilecekti. 24 kişilik seçkin ekibin çoğunluğu, SEAL 6 Komandoları bünyesindeki Kızıl Bölük elemanıydı. 3 adet MH-47E Chinook helikopteri kullanılacaktı. - Başka iddiaya göre; operasyonda 2 helikopter görevlendirildi! - 

ABD helikopterleri; Doğu Afganistan’daki Celalabad’dan havalandı. Pakistan askerî radarlarına yakalanmamak için özel yazılımlı teknoloji kullanıldı. Hedefe ulaşıncaya kadar herhangi bir engelle karşılaşılmadı. Hava beklenilenin aksine açıktı. Helikopterlerden birisi; binanın hemen yanına indi; ancak devrilmekten kurtulamadı. Askerlerin hiçbirisi yaralanmadı. 

- Usame Bin Ladin’in Çatışmaya Girebileceği Ön Görüldü… -

Amerikan Ulusal Güvenlik yetkililerine göre; Bin Ladin’e yönelik eylem ‘öldürme’ amaçlıydı. Sonradan bir görevlinin yaptığı açıklamaya bakılırsa; ‘Bin Ladin; beyaz bayrak kaldırsa veya teslim olsa; - belki! - canlı ele geçirilebilirdi!’ 

Operasyonu düzenleyen ABD birliği; Bin Ladin’in çatışmaya gireceğini ilk seçenek şeklinde değerlendirdi.

Binanın en üst katı, Bin Ladin ve ailesine ayrılmıştı. Bir odada eşlerinden Emel ile kalıyordu. Çatıdan girecek askerlerin hedefi de aynı bölümdü.

Düşen helikopterden çıkan komandolar; evin girişine kadar yanaştı. Ağır metal kapıyı patlatarak içeriye daldılar. Diğer helikopterdeki askerler de çatıdan giriş yapacaktı. Araçların sinyallerinden başka ışık görülmedi. Bin Ladin; patlama, gürültü ve seslerden olup biteni fark etti. Eşi Emel’den ışıkları açmamasını istedi. Oysa CIA ajanları; bölgenin elektriğini daha önceden kesmişti.

El Kaide’nin lideri; İslamabad yakınlarında saklandığı evde; ABD askerleriyle çatışmaya giremedi. Yanındakilerden silah kullananlar görüldü.

- Usame Bin Ladin; AK-47 Marka Silahını Kullanamadı… -

Beyaz Saray ve CIA; operasyonu uydu ve özel timin video destekli yayınıyla an be an izledi. ABD güçleri; Bin Ladin ve ailesinin ikametine 3. katın ayrıldığını tahmin etmişti. Binanın çevresi de sarılıp emniyet altına alınmıştı.

Bin Ladin’in kaldığı odaya giren ekip; hemen saldırdı. El Kaide liderinin eşini siper aldığı ileri sürüldü. AK-47 marka silahına uzanırken; vuruldu ve can verdi. Baskının 90. saniyesiydi.

Tim; çatıya çıkarken; Bin Ladin’in oğlu Halit (23) ile karşılaştı. Halit; hemen vurularak öldürüldü. 

Amerikalı yetkililerin verdiği bilgiye göre; kurye Ahmet ve erkek kardeşi de öldürüldü. Bin Ladin; sol gözünün hemen üstüne gelen kurşunun kafatasını parçalaması sonucu hayatını yitirdi. Bin Ladin’in operasyondaki kod adı: ‘Geronimo’ydu. Tim üyesi bir asker; kimliği görsel teknolojiyle doğrulayan aleti kullandı; ‘Geronima öldü!’ diye bağırdı.

Bin Ladin’in kimliğinin kesin tespiti için DNA testi de yapıldı. CIA’nın görsel analizi ve cesedin boyu tanımlanan uzunluktaydı. ABD askerleri; bütün evi aradı; bilgisayar hard disklerine, DVD’lere ve belgelere el konuldu. Bin Ladin’in şahsi eşyaları dikkatle incelendi; cesedi plastik torbaya yerleştirildi. Sonra torba yeniden açıldı; yeni DNA testi için kan ve ilik örnekleri alındı. Gerektiğinde deliller yeniden değerlendirilebilecekti. Nitekim daha sonraki DNA incelemesinde de sonuç değişmedi.

Operasyon 40 dakikada tamamlandı. Evden çıkarılan kadın ve çocuklar; düşen helikopterden görülebilen uzaklıkta bir yere götürüldü. Bir uzman asker; düşen helikoptere patlayıcı yerleştirdi; elektronik sistemini çekiçle parçaladı.

- Usame’nin Cenazesi İslâmi Törenin Ardından Umman Denizi’ne Bırakıldı… -

Helikopter; yerel saatle 03.00’de Celalabad’daki üsse döndü. Bin Ladin’in öldürülmesini doğrulayan daha çok delile ihtiyaç duyulmuştu. Ceset torbadan çıkarıldı; yeterli sayıda fotoğrafı çekildi; Washington ve Langley’e ulaştırıldı.

Bin Ladin’in cesedi; Nimitz tipi USS Carl Vinson Uçak Gemisi’ne götürüldü. Yetkililerin açıklamasına göre Bin Ladin; İslâmi kurallara uygun törenle defnedildi. Cesedi yıkandı; beyaz bezle kefenlendi; içinde metal ağırlık bulunan torba içine konuldu; Umman Denizi’ne salındı.

Sunday Times’de yer alan bir habere göre operasyonu yapan özel tim; Bin Ladin’in çatışmada kullanmaya çalıştığı silaha el koydu. Navy Seals adlı merkezde; son 20 yılda hayatını yitiren arkadaşlarının fotoğraflarının asılı durduğu panonun yanında sergilenmek için asıldı.

Usame bin Muhammed bin Avad bin Ladin; 1998’de röportajında doğum tarihini 10 Mart 1957 olarak açıklamıştı. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyat’ta doğmuştu. Adını ünlü sahabelerden Usame bin Zeyd’den almıştı. Babası Muhammed bin Avad bin Ladin; Yemen’in Hadramut bölgesi doğumluydu. İnşaat işleriyle uğraşmış; milyar dolarlar kazanmıştı. Saudi Bin Ladin Group adlı firmanın kurucu sahibiydi. Usame Bin Ladin’i dünyaya getiren Hamide el-Attas - Aliye Hanım! - onuncu karısıydı.

- Usame Bin Ladin’in 53 Kardeşi Vardı… -

Baba Muhammed bin Avad bin Ladin; 20’den fazla evlilik yaptı; 50’nin üzerinde çocuğu doğdu. Usame bin Ladin’in doğumundan bir süre sonra Aliye Hanım’ı boşadı. Ladin Ailesi hakkında yaptığı araştırmalarla da tanınan İngiliz gazeteci/yazar Steve Coll; Muhammed bin Ladin’in 25’i erkek, 29’u kız tam 54 çocuğu olduğunu açıkladı. Usame bin Ladin; 18. oğluydu. 

Anne Aliye Hanım; 1960’lı yılların başında, eski kocasının şirketinde müdürlük yapan Muhammed el-Atlas ile evlendi. İkinci evliliğinde, 3 erkek ve 1 kız çocuk doğurdu.

The Finish: The Killing Of Osama Bin Laden - Bitiş: Usame Bin Ladin’in Öldürülmesi! - adlı kitabında yazar Mark Bowden; 2 Mayıs 2011’de Pakistan’da yapılan operasyonu bütün ayrıntılarıyla anlattı. Bin Ladin’in diğer bir oğlu Saad; 2009’da Afganistan’da insansız hava aracı saldırısında öldürülmüştü.

4 November 2019 18:37
787 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Che’nin Son Resimleri Bir Papaz’dan Çıktı

Che Guevera’nın ölümünün hemen ardından çekilen fotoğrafları elli yıl sonra bir papazın arşivinden çıktı.

CIA’nın Yenge Merakı

CIA, Evren’in Müstakbel Eş Adayını Merak Etmiş.

Gözlerini Bağışlayan TBMM Başkanı

Refik Koraltan; Demokrat Parti’nin dört kurucusundan biriydi. TBMM’nin 1950 - 1960 yılları arasındaki 10 yıl sürede başkanlığını yaptı.

Süleyman Turan: ‘Esas Oğlan’ın En Can Dostu

Süleyman Turan; hem tiyatroda, hem de sinemada birer kez başrol oynadı. Adı; Harput’ta Bir Amerikalı oyununda ve Dikkat Kan Aranıyor filminde en üste yazıldı…

CIA’dan Kongo’ya Jazz Festivali

ABD, 1940-1960 arasındaki süreçte Kongo’ya özel ilgi gösterdi. CIA’nin ağabeyi, Stratejik Hizmetler Ofisi, zengin uranyum yataklarını belirledi. Çok gizli operasyon(lar)la Japonya’ya atılan atom bombalarının yapımı için gereken ham maddeyi elde etti ve ülkesine taşıdı.

Taliban’ın Kara Kutusu

Taliban, Afganistan’ın tamamında kontrolü sağlayıp iktidara geldi. Ülke insanına işbirliği/dayanışma çağrısında bulundu. Oysa 1996 - 2001 arasında tam bir ‘orta çağ idaresi’ uygulamıştı. Yokluklar içindeki ülke iyice yoksullaşmıştı. Çocuk ölümlerinde dünya rekoru yakalanmıştı. Kızların eğitim hakları ellerinden alınmıştı. Bütün eğitim kurumları medreseye çevrilmişti.

Castro’ya Zehirli Puro

Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’ya iktidara geldiği 1959 yılından 2006’ya kadar 650’e yakın suikast girişiminde bulunulduğu iddia edildi.

Kral Hüseyin'in Yahudi Sevgilisi

CIA (Merkezi Haberalma Teşkilâtı) resmi belgelerine göre çöpçatanlık yaptı: Ürdün Kralı Hüseyin ile Yahudi asıllı Hollywood yıldızı Susan Cabot ilişkisine aracılık etti.

General Trikopis'i Esir Alan Ahmet Çavuş

Afyonlu Ahmet (Ünlü) Çavuş, savaşın gidişatını değiştirdi. 2 arkadaşıyla Yunan Ordusu’nun Başkomutanı Trikopis’i ve kurmaylarını esir alarak, imkânsızı mümkün kıldı. Ordumuza yüksek moral aşıladı.

Banka CEO’su ‘CIA Ajanı’ Çıktı

First Mariner Bank’ın eski Yönetim Kurulu Başkanı ve eski CEO’su Ed Hale, 1991-2001 yılları arasında CIA’de çalıştığını ve çok heyecanlı günler yaşadığını açıkladı.

Her Filminde Başrol Oynayan Aktör

Ediz Hun, Yeşilçam’da, siyasette ve üniversitede disiplini, özeni ve dikkati ile tanındı. Çevre hassasiyeti ve doğa sevgisiyle bilindi. Her filminde başrolde oynayan tek aktördü. Heyecanını, yaşam sevincini, aile özenini hiç yitirmedi. Çevresine ve içinden çıktığı topluma örnek olmaya çalıştı.

İnsan Derisiyle Kaplı Kitaplar

Belirlemelere göre, kitaplardan birisinin cildi, hayatta iken derisi yüzülmüş adamdan alınmıştı.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.

Erdal Eren’i İdama Gönderen Cerrah

Eren’in kemik yaşının 18 olduğuna dair raporu veren O.Ç. adlı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, sonradan genel cerrahi alanında ihtisas yapmış bir cerrahtı.

Mezarımı Taştan Oyun!

Hüseyin Peyda, sinema tarihimize mendil ıslatan yerli melodramların öncüsü olarak geçti. ‘Söyleyin Anama Ağlamasın’ ve ‘Mezarımı Taştan Oyun’ ile rüştünü ispatladı. Milyonların sevgisini ve hayranlığını kazandı. 40 yıllık Yeşilçam serüveninde kendisini yenilemeyi, ayakta kalmayı bildi/başardı.

‘Devlet Hatun’ Latife Hanım!

Latife Uşşaki Hanım geçmişine ve anılarına saygılıydı. Mustafa Kemal Paşa’ya eşsiz aşkla bağlandı. 2,5 yıl süren evliliği bitince, İstanbul ve İzmir’de yaşadı. Toplantılara katılmadı, görüşme isteklerini reddetti. Paşası ile yaşadığı dönemde çekilen fotoğraflarıyla hatırlanmak istedi.

Taliban’ın Kara Kutusu

Taliban, Afganistan’ın tamamında kontrolü sağlayıp iktidara geldi. Ülke insanına işbirliği/dayanışma çağrısında bulundu. Oysa 1996 - 2001 arasında tam bir ‘orta çağ idaresi’ uygulamıştı. Yokluklar içindeki ülke iyice yoksullaşmıştı. Çocuk ölümlerinde dünya rekoru yakalanmıştı. Kızların eğitim hakları ellerinden alınmıştı. Bütün eğitim kurumları medreseye çevrilmişti.

Atatürk'ün Emaneti Türk Hava Kurumu

Türk Tayyare Cemiyeti kurulduğunda sadece yerli uçağın yapımı değil, millî silah sanayinin de temeli atıldı. Atatürk’e göre Türk Milleti yüksek karaktere, zekâya, kabiliyete sahipti. Kendi uçağını, tankını ve her türden savaş silah(lar)ını üretebilirdi.

Kitapsız İlim, Tekçe'siz Film Olmaz

Ahmet Tarık Tekçe, Yeşilçam Sokağı’nda yaşadı, nefes aldı, sinema için terledi ve rızkını temine çalıştı. Bazı yapımcıların sömürüsüne karşın, hakkını isterken bile zorlandı. Paranın değil, beyaz perdenin cazibesine kapıldı.

Taliban’ın Kara Kutusu

Taliban, Afganistan’ın tamamında kontrolü sağlayıp iktidara geldi. Ülke insanına işbirliği/dayanışma çağrısında bulundu. Oysa 1996 - 2001 arasında tam bir ‘orta çağ idaresi’ uygulamıştı. Yokluklar içindeki ülke iyice yoksullaşmıştı. Çocuk ölümlerinde dünya rekoru yakalanmıştı. Kızların eğitim hakları ellerinden alınmıştı. Bütün eğitim kurumları medreseye çevrilmişti.

Asker Vatan Savundu, Yangın Söndürdü

Osmanlı’da ilk itfaiye teşkilatı 18. asrın başında kuruldu. Yeniçeri Ocağı’na bağlıydı. İstanbul’da ve çevre ormanlarda çıkan yangınları söndürmeye çalıştı. Taşıma su ve ilkel teçhizatla işi zordu.

Şeriat Adına Kafası Koparılan Öğretmen

Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, kararlı, inatçı, korkusuz, tehditten yılmayan, inancını - gerektiğinde! - hayatı pahasına koruyan yapıdaydı. Cumhuriyet ilkelerinin yılmaz savunucusuydu. Milliyetçiydi ve Türk Ocağı mensubuydu. Atatürk’ün açtığı yeni yolun inanmış fedaisiydi.

İran'ın Nükleer Satrancı

Hedefe konulan İranlı nükleer fizikçiler şehir içinde düzenlenen suikastlarda öldürüldü. Trafikte yaklaşan motosikletli kişiler, ya arabanın dış yüzeyine mıknatıslı bomba yerleştirdi ya da otomatik silahlar kullanıp olay yerinden hızla uzaklaştı.

Osmanlı'nın Rasputin'i Cinci Hoca

Cinci Hüseyin Hoca Efendi’nin nefesi kuvvetliydi. Sultan İbrahim’i okuyup üfledi; rahatlamasını, - kısmen! - hayata dönmesini sağladı. Emeli şöhrete kavuşmak, zenginleşmek, mal mülk sahibi olmaktı. Rüşvet almaktan çekinmedi; kesesini/testisini doldurdu. Devlet kadrolarını para karşılığı gayri ehil kişilere tahsis etti ve köşeyi döndü.

Mezarımı Taştan Oyun!

Hüseyin Peyda, sinema tarihimize mendil ıslatan yerli melodramların öncüsü olarak geçti. ‘Söyleyin Anama Ağlamasın’ ve ‘Mezarımı Taştan Oyun’ ile rüştünü ispatladı. Milyonların sevgisini ve hayranlığını kazandı. 40 yıllık Yeşilçam serüveninde kendisini yenilemeyi, ayakta kalmayı bildi/başardı.

‘Devlet Hatun’ Latife Hanım!

Latife Uşşaki Hanım geçmişine ve anılarına saygılıydı. Mustafa Kemal Paşa’ya eşsiz aşkla bağlandı. 2,5 yıl süren evliliği bitince, İstanbul ve İzmir’de yaşadı. Toplantılara katılmadı, görüşme isteklerini reddetti. Paşası ile yaşadığı dönemde çekilen fotoğraflarıyla hatırlanmak istedi.

Taliban’ın Kara Kutusu

Taliban, Afganistan’ın tamamında kontrolü sağlayıp iktidara geldi. Ülke insanına işbirliği/dayanışma çağrısında bulundu. Oysa 1996 - 2001 arasında tam bir ‘orta çağ idaresi’ uygulamıştı. Yokluklar içindeki ülke iyice yoksullaşmıştı. Çocuk ölümlerinde dünya rekoru yakalanmıştı. Kızların eğitim hakları ellerinden alınmıştı. Bütün eğitim kurumları medreseye çevrilmişti.

Atatürk'ün Emaneti Türk Hava Kurumu

Türk Tayyare Cemiyeti kurulduğunda sadece yerli uçağın yapımı değil, millî silah sanayinin de temeli atıldı. Atatürk’e göre Türk Milleti yüksek karaktere, zekâya, kabiliyete sahipti. Kendi uçağını, tankını ve her türden savaş silah(lar)ını üretebilirdi.

Kitapsız İlim, Tekçe'siz Film Olmaz

Ahmet Tarık Tekçe, Yeşilçam Sokağı’nda yaşadı, nefes aldı, sinema için terledi ve rızkını temine çalıştı. Bazı yapımcıların sömürüsüne karşın, hakkını isterken bile zorlandı. Paranın değil, beyaz perdenin cazibesine kapıldı.

Huzurevinde Sönen Yıldız

Altan Karındaş çok yönlü sanatçıydı. İlk Türk şov kadınıydı. İnsan, çocuk ve hayvan taklitlerini çok iyi yapardı. TSM’yi bilirdi, makamlara vakıftı. Makber’i kusursuz seslendirirdi. Sadece sanatçı yönüyle değil, güzelliğiyle de çekim merkeziydi.

ABD Başkanı İle Görüşebilen Mafya Şefi

Al Capone, servet edindikçe çevresini genişletti. Polisleri, savcıları, hâkimleri, belediye başkanlarını ve politikacılarını kendine bağladı. Dokunulmazlık zırhını kuvvetlendirdiğini düşündü. ABD Başkanı Herbert Hoover ile samimi dostluk kurmayı bile başardı. Suçlarının görmezden gelineceğini düşündü/sandı.

‘Elektrikli Sandalye’nin Mucidi Edison

Cellât kadrosunun adı değiştirilmiş, ‘devlet elektrikçisi’ (!) olmuştu.

ABD; Osmanlı Sayesinde Alaska’ya Sahip Oldu

ABD Başkanı Donald Trump; politik hayatının büyük gaflarından birisini daha yaptı: Danimarka’dan Greenland’ı satmasını istedi. Trump; 1867’de ABD’nin Çarlık Rusyası’ndan Alaska’yı yok pahasına kapattığı gibi Greenland’ı da alabileceğini sandı.

Diğer Casuslar Dünyası Yazıları

CIA’dan Kongo’ya Jazz Festivali

ABD, 1940-1960 arasındaki süreçte Kongo’ya özel ilgi gösterdi. CIA’nin ağabeyi, Stratejik Hizmetler Ofisi, zengin uranyum yataklarını belirledi. Çok gizli operasyon(lar)la Japonya’ya atılan atom bombalarının yapımı için gereken ham maddeyi elde etti ve ülkesine taşıdı.

Devlet Eliyle Kalpazanlık

Almanya, 2. Dünya Savaşı’nda ezeli düşmanı İngiltere ile sadece cephede karşılaşmadı. Ekonomik yıkıma uğratmak için de çok gizli ve usta işi planı devreye soktu. ‘Bernhard Operasyonu’ denilen harekâtla sahte kâğıt paraları İngilizlerin günlük hayatına soktu. Enflasyonu artırdı, fiyatları zıplattı.

Castro’ya Zehirli Puro

Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’ya iktidara geldiği 1959 yılından 2006’ya kadar 650’e yakın suikast girişiminde bulunulduğu iddia edildi.

Kral Hüseyin'in Yahudi Sevgilisi

CIA (Merkezi Haberalma Teşkilâtı) resmi belgelerine göre çöpçatanlık yaptı: Ürdün Kralı Hüseyin ile Yahudi asıllı Hollywood yıldızı Susan Cabot ilişkisine aracılık etti.

İran'ın Nükleer Satrancı

Hedefe konulan İranlı nükleer fizikçiler şehir içinde düzenlenen suikastlarda öldürüldü. Trafikte yaklaşan motosikletli kişiler, ya arabanın dış yüzeyine mıknatıslı bomba yerleştirdi ya da otomatik silahlar kullanıp olay yerinden hızla uzaklaştı.

Kelebek Gibi Uçan Arı Gibi Sokan Casus

Ahmet Esat Tomruk Bey - nam-ı diğer ‘İngiliz Kemal’ -, ‘destan kahramanı’ydı. Korku kelimesini hiç tanımadı. Üstün yetenekliydi. Son derece soğukkanlı ve atılgandı. Ülkesi için çok büyük işler başardı. Şımarmadı, övgü istemedi. Makam mevki derdine düşmedi. Bildikleriyle/sırlarıyla kimseyi rahatsız etmedi. Müktesebatını mezara götürdü.

Kod Adı: ‘Fakülteli’

Mahir Kaynak - sonradan profesör! - ‘Madanoğlu Cuntası’ diye bilinen illegal örgütü izleyen, belgeleyen ve ortaya çıkaran kişiydi. Teşekkül üyesi diğer arkadaşları ile hapse girmeyi kabul etmesine rağmen arzusu reddedildi. Türk İstihbarat Tarihi’ne adı ‘açığa çıkan ilk MİT mensubu’ şeklinde geçti.