Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘Bu anlaşmayı imzalamam!’

‘Kıbrıs Rum Toplumu’nun Başkanı’ statüsüyle toplantıda bulunan Makarios, ‘restini çekti’ ve görüşmelerde bir kere daha ‘tıkanma’ oldu. Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu; Makarios’u ‘temsilci’ statüsüyle tanımak istememişti; ama İngiliz ve Yunan meslektaşları, Kıbrıs’ta ‘nihai’ çözüm için şartın kabulünü rica etmişlerdi.

Zürih’teki konferansta, Londra’da imzalanacak anlaşmanın sınırları belirlenmişti. İş, imza atılmasına gelmişti. Kurulacak devletin adından, toplumların temsiline, cumhurbaşkanı ve yardımcısının seçimi ve yetkilerine kadar her şey hazırdı. Ama Papaz’a bir şeyler olmuş; fikir değiştirmişti. Herhalde daha fazla ‘ödün’ koparma planlarını yeniden mi gözden geçirmişti? Yoksa, Yunanistan’dan yeni bir talimat mı almıştı?

‘Bu anlaşmayı imzalamam!’ dedi ve salonu terk etti. Türkiye, İngiltere, Yunanistan Dışişleri Bakanları’nın da hazır bulunduğu ve ‘garantör’ sıfatıyla imza atacakları anlaşma da ‘ölü’ mü doğacaktı?

Makarios kimdi? Üç büyük devletin yetkilileri elleri bağlı mı oturacaklardı?

- Bir Yoksul Çobanın Oğlu… -

Makarios; 1913’de Baf’a bağlı Panayia köyünde, yoksul bir çobanın oğlu olarak doğdu. İlk gençlik yıllarını, İngiliz yönetimine karşı muhalefet hareketi içinde geçirdi. Kıbrıs, 1924’de Lozan Antlaşması’yla İngiliz yönetimine ‘resmen’ terk edilince; adada çoğunluğu ellerinde tutan Rumlar ‘bağımsızlık’ isteği ile harekete geçtiler. Osmanlı yönetimi; 1878’de Rusya’ya karşı destek sağlamak için adayı İngiltere’ye bırakmıştı. Rumlar, İngiltere Kraliyet Kolonisi’nden ayrılıp, bağımsız kalmak; ardından da Yunanistan’la birleşmek (Enosis) istiyorlardı.

1931’de Lefkoşa’daki İngiliz Hükümet binası, Enosis taraftarlarınca yakıldı. Adanın yüzlerce yıllık tarihini yansıtan belgelerin çoğu yangından kurtarılamadı. Muhalefetin yükselmesi, sert tedbirleri getirdi. Muhalifler, Kıbrıs Yasama Konseyi’nde etkiliydiler. İngiliz yönetimi, Konsey’i dağıtarak muhalefetin ‘sesini boğmaya’ çalıştı.

İkinci Büyük Savaş’ta yönetimin politikası değişti: Rumlardan Kıbrıs Gönüllü Alayı kurarak; Kraliçe’ye destek sağlamaya çalışıldı. İngiliz yönetimi taraftarı Rumlar, savaşta canlarını yitirirken; bağımsızlık isteyen komünist AKEL (Emekçi Halkın Reform Partisi) güçlendi. 1943’deki belediye seçimlerinde, 1946’daki anayasa değişikliklerinde AKEL ve muhafetin diğer kanatları güçlenerek çıktılar.

Yoksul çobanın oğlu Makarios, 1943’de Atina Üniversitesi’ni bitiriyor; 1948’de Kition (Limasol ve Larnaka) Piskoposluğu’na atanmasıyla ABD Boston Üniversitesi İlahiyat Okulu’ndaki tahsilini yarım bırakıp adaya dönüyordu. 1950’de, Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’nce yapılan bir halk oylamasıyla ‘Başpiskopos’ seçiliyordu. Başpiskopos; Kıbrıs Rum Toplumu Başkanlığı statüsüne de sahipti. Makarios; Rumlar’ın hem dinî, hem de siyasî lideriydi.

‘Yeni lider’, karizma sahibiydi; çok etkili bir dili ve bazı ‘muzır alışkanlıklar’ı vardı!

İngiliz yönetimi, muhalefet yöneticilerini ve sivri militanlarını izliyor; delil topluyordu. ‘The Friends’ boş durmuyordu. Makarios’un Atina ve Boston’da çekilmiş bazı ‘muzır’ fotoğraflarının varlığı, adadaki ‘The Friends’in temsilcisinin bilgisi dahilindeydi. Ama, henüz buradaki izlemelerde böylesi bir ‘veri(ler)’e erişilememişti.

- Self-Determinasyon İsteği… -

Başpiskopos Makarios, 1952’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Kıbrıs üzerine konuşabiliyor; ABD yetkililerinden ‘bağımsızlık’ için yardım istiyordu. Enosis için ilk adım: ‘Bağımsızlık’tı! Self-determinasyon hakkı tanınmalıydı!

Makarios, adadaki İngiliz yönetimine de sert çıkışlar yapıyor; Rumlar üzerindeki otoritesini ‘tahrik’lerle gösteriyordu.

Bu arada, The Friends’in yetkilileri boş durmuyordu. Dosyaya malzeme gelmeye başlamıştı. Telefon ahizesinden kaydedilen ‘çok muzır’ ilişkileri açıklayan konuşmalar, fotoğraflarla da destekleniyordu. Fotoğraflardaki ikinci ‘kahraman’ çoğunlukla George Grivas’tı! Küçük çocuklar da objektife yakalanıyorlardı!

1 Nisan 1955’de Albay Grivas’ın kurduğu EOKA, şiddet eylemlerine başladı. Grivas, Yunan Ordusu’nda görevli bir subaydı. EOKA (Kıbrıs Ulusal Kurtuluş Ordusu)’nın arkasında Makarios da vardı. Papaz, terörle hem huzursuzluk yaratıyor, hem de İngiliz yönetimine rahatsızlık veriyordu. ‘Perdenin açılması’yla sırıtan çirkin yüz; ilk sürgünü de - bu sırada! - tanıdı. Sürgün yeri: Hint Okyanusu’ndaki Seycheless Adaları’ydı. Sürgün, şiddet olaylarının dozunu artırdı. Hedefte, İngilizler kadar Türkler de vardı. EOKA’ya karşı, Türkler de organize oluyorlardı. Türk toplumunun lideri Dr. Fazıl Küçük’tü.

Süveyş bunalımının patlaması, Makarios’un işine yaradı. İngiltere, Kıbrıs çıbanını kaşımaktan vazgeçti; üzerine ‘anti-septik’ döktü. Papaz serbest bırakıldı; karşılığında ‘Kıbrıs’a dönmeme sözü’ alındı. Atina’ya yerleşti; oradan ‘çıbanı sulandırmayı’ sürdürdü.

Türkiye, taksim planını savunuyordu. Türk toplumu kendi yönetimini kurabilmeli ve rahatça yaşayabilmeliydi.

NATO araya girdi; Kıbrıs’ta cumhuriyet yönetimi kurulması fikri benimsendi. Türkiye ve Yunanistan’ın Zürih’te iki temasları meyvesini verdi. Londra’da bütün tarafların katılacağı konferansın ardından imzalanacak anlaşmayla problem çözülecek; iki toplum esasına dayanan Kıbrıs Cumhuriyeti kurulabilecekti. İngiltere’ye de Dikelya ve Akrotiri’de üsler kurması ve ‘bağımsızca’ yönetmesi hakkı verilecekti.

- Londra’da Bir Otel Odası… -

Londra Konferansı’nda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Yunanistan’ı Dışişleri Bakanı Evangelos Averof tamsil ediyordu. Kıbrıs Rum toplumunun temsilcisi Makarios, Türk toplumunun temsilcisi de Dr. Fazıl Küçük’tü.

Anlaşmayı imzalamak için herkes hazırdı. Ama, Makarios son anda ‘yan çiziyor’du!

‘Bu anlaşmayı imzalamam!’ diyor ve salonu terk ediyordu.

İddiasına göre; Türklere fazla hak tanınmıştı. Yunanistan’a verilen neyse de; Türkiye’ye ‘garantör’ statüsü tanınmamalıydı!

Taraflardan birisi de İngiltere’ydi. Şüphesiz, beklenmedik gelişme en çok İngiliz Dışişleri Bakanı Selwyn Llody’un canını sıktı.

Taraflar da salondan ayrılmadan; Makarios’un Claridges’deki dairesine çekildiği haberi geldi.

- Sonrasını Rupert Allason Anlatıyor… -

İngiltere’nin ünlü casusluk uzmanı Rupert Allason, Makarios’un Londra’daki günleri araştırdı; çok ilginç bilgiler ele geçirdi:

‘Amerikan eğitimli Michael Meuscos adlı Rumların dini lideri Makarios, 1958’de Türk ve Yunan dışişleri Bakanlarının katıldığı toplantıda son anda, beklenmedik şekilde, ‘Hayır!’ dedi. Siyah cüppesi içindeki sakallı lider; o gece, Claridges’deki dairesine yalnız başına döndüğünde herhalde bir süre Tanrı’ya dua etti. Akdeniz’de kanla yıkanan adayla ilgili Türk ve Yunan hükümetlerinin eriştiği çözüme ‘Evet!’ deyip onaylamak veya torpillemek elindeydi… 

Ancak, üzerinde çok büyük bir baskı vardı. Bunun adı: ‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’di. Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu. Özel yaşamında Makarios ‘ho....seksüel’di! Yalnız eldeki bilgi ve belgeler, halkın gözünde Makarios’u yıkmaya yeterdi. Kanlı Kıbrıs sorununa acil yol bulmak için gerekirse; belgeleri kullanmaktan çekinmeyecekti. İngiliz Gizli Haberalma Örgütü’nün Makarios’un özel telefonlarına yerleştirdiği dinleme cihazlarıyla elde edilen fotoğraflarla operasyon tamamlanmıştı…’

‘Ben, anlaşmayı imzalamam!’ diyen Makarios; ertesi günü salona güler yüzle girdi. Tarafların temsilcilerinin ellerini tek tek sıktı. Ve anlaşmayı imzaladı. O imza atarken; Türk ve Yunan yetkililer hayret dolu bakışlarla seyrediyorlardı.

Papaz; dosyadan korkmuştu!

Ali Hikmet İnce yazdı.

3 January 2020 09:44
1,491 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Kaddafi’nin Uçağındaki Deniz Baykal

Kaddafi, hayatı boyunca Türk Milleti’ne olan sevgi ve saygısını hep tekrarladı. Türkiye’nin en sıkışık döneminde yaptığı stratejik yardım hiç unutulmadı.

Bir Gece Ansızın Gelebilirim

Ünlü aşk şairi Ümit Yaşar Oğuzcan’ın güftesini yazdığı rast şarkı - bestekârı Rüştü Şardağ! - bir dönem Türkiye’nin gündemindeydi.

Nihat Erim’in Kıbrıs Raporu

Erim; 1956 yılında, Başbakan Adnan Menderes’e verdiği raporda; Kıbrıs’ta en iyi çözüm yolunun taksim olduğunu vurguladı.

Kızıl Saçlı Afet

Anna (Kushchyenko) Chapman, 21. yüzyılın birinci çeyreğinde dünyaca ünlenen ilk kadın casustu. New York’ta faaliyet gösterdi. Eşsiz fiziği, kızıl saçları, yeşil gözleri, Hollywood yıldızlarını kıskandıran çok zengin gardırobu, lüks ötesi hayatıyla hedef seçtiği erkekleri parmağında oynattı. Mata Hari’nin türevi gibiydi.

Kesilmiş Parmaktan Kimlik Tespiti

Ünlü Marksist gerilla lideri Che Guevara’nın hakkındaki ölüm kararını uygulayacak asker kura sonucu belirlendi. Ölümünün delili olarak da kesilen ellerindeki parmak izleri kullanıldı.

‘Kanser’ Evita Perón’a Şifa Niyetine Mevlit

Ülkesinde gerçekleştirdiği reformlar ve halkına sağladığı sosyal imkânlarla sevildi. Kocası, Juan Perón’a verdiği destek ve darbecilere karşı gösterdiği direniş ile de insanının gönlünde taht kurdu. Eva Perón, dünyaca tanındı.

Türkeş, MBK’den Nasıl Tasfiye Edildi?

Atatürk’ün manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan’ın Ankara’nın Necatibey Caddesi’ndeki mütevazı evinde ‘14’ler’ tanımlamasıyla siyasi tarihimize geçen grubun kaderi çizildi. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, CHP Genel Sekreteri İsmail Rüştü Aksal ve MBK’nin 2 etkin üyesinin çok gizli toplantısında ülkenin yakın geleceğini etkileyecek önemli karar alındı.

Bir Gece Ansızın Gelebilirim

Ünlü aşk şairi Ümit Yaşar Oğuzcan’ın güftesini yazdığı rast şarkı - bestekârı Rüştü Şardağ! - bir dönem Türkiye’nin gündemindeydi.

Melek Girmez Sokağı’ndaki Cami

Melek Girmez Sokağı, 1812’deki veba salgını ile ününe ün kattı.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

MİT’çi Aktör / I

Avrupalı ve ABD’li ünlü yıldızlar gibi bol para kazandı. Geleceğini düşünmeden harcadı. Hovardaydı, güzel kızlara ve kadınlara düşkündü. Lüks yatında/karavanında misafir eder, ‘mirasyedi hayatı’ yaşardı. 8 kez nikâhlanıp boşandı. Sadece özel yaşantısıyla değil, filmleriyle de iz bıraktı, ‘gıpta’ ile izlendi!

MİT’çi Aktör / 2

Avrupalı ve ABD’li ünlü yıldızlar gibi bol para kazandı. Geleceğini düşünmeden harcadı. Hovardaydı, güzel kızlara ve kadınlara düşkündü. Lüks yatında/karavanında misafir eder, ‘mirasyedi hayatı’ yaşardı. 8 kez nikâhlanıp boşandı. Sadece özel yaşantısıyla değil, filmleriyle de iz bıraktı, ‘gıpta’ ile izlendi!

‘Bilinmeyen’ İmamoğlu / 2

Ekrem İmamoğlu, 25 yıl ‘Millî Görüş’ geleneğinden gelen/yetişen kadrolarca yönetilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı - yeniden! - CHP’ye kazandırmayı başardı. AKP, İstanbul’un kaybedilmesini bir türlü kabullenemedi. İmamoğlu kimdi? Elinde ‘sihirli değnek’ mi vardı?

‘Kıbrıs’ı Veren’ 2. Abdülhamit

2. Abdülhamit’in saltanatının 2. yılında Osmanlı yok oluşun eşiğinden döndü. Tarih, ’93 Harbi’ gibi örneğine çok az rastlanır drama şahitlik etti. Ruslar, İstanbul’un tarihi surlarına kadar ulaştı. Her an şehri alabilir, her şeyi talan edebilir, binlerce insanı öldürebilirlerdi. Sultan şoka girdi, ne yapacağını bilemedi. İngiliz Büyükelçisi Sir Henry Layard’ın önerisini kabul etmek zorunda kaldı. Kıbrıs’ı vermesi karşılığında şahsının ve imparatorluğun hayatiyetini garantiye alabilecekti! ‘Denize düşen yılana sarılırdı!’

Şeriat Adına Kafası Koparılan Öğretmen

Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, kararlı, inatçı, korkusuz, tehditten yılmayan, inancını - gerektiğinde! - hayatı pahasına koruyan yapıdaydı. Cumhuriyet ilkelerinin yılmaz savunucusuydu. Milliyetçiydi ve Türk Ocağı mensubuydu. Atatürk’ün açtığı yeni yolun inanmış fedaisiydi.

Kaddafi’nin Uçağındaki Deniz Baykal

Kaddafi, hayatı boyunca Türk Milleti’ne olan sevgi ve saygısını hep tekrarladı. Türkiye’nin en sıkışık döneminde yaptığı stratejik yardım hiç unutulmadı.

Bir Gece Ansızın Gelebilirim

Ünlü aşk şairi Ümit Yaşar Oğuzcan’ın güftesini yazdığı rast şarkı - bestekârı Rüştü Şardağ! - bir dönem Türkiye’nin gündemindeydi.

Nihat Erim’in Kıbrıs Raporu

Erim; 1956 yılında, Başbakan Adnan Menderes’e verdiği raporda; Kıbrıs’ta en iyi çözüm yolunun taksim olduğunu vurguladı.

Osmanlı’ya Karşı Savaşmayan Müslümanlar

15 Şubat 1915’de, Singapur’da İngiliz komutanlarca yönetilen V. Hafif Piyade Alayı’nda isyan çıktı.

Dünyaya Doyamayan 160’lık Delikanlı / 1

Bitlisli Zaro Ağa, ömrünün tamamına yakınını İstanbul’da geçirdi. Güçlü kuvvetli, tuttuğunu koparan adamdı. Ölünceye kadar sigara içmeyi sürdürdü. ‘Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı’ diye ünlendi. Otopsisinde 3 böbrekli olduğu ortaya çıktı.

Dünyaya Doyamayan 160’lık Delikanlı / 2

Zaro Ağa, 130 yaşından sonra çok ünlendi fakat para kazamadı. Dünyayı dolaştı. Popüler isimlerle tanıştı, fotoğraf çektirdi. Reklam kampanyalarında etkin rol aldı. Kartpostalları/foto kartları yüz binlerce satıldı. Kısacası Ağa, ülkemizin ilk ‘uluslar arası medya ikonu’ydu!

Hitler’in Karısı da Yahudi Çıktı

Tarihe ‘Yahudi soykırımını yap(tır)an lider’ suçlamasıyla geçen, Alman Nazi Partisi’nin değişmeyen Führer’i Adolf Hitler’in son büyük aşkı, nikâhlı karısı Eva Braun Aşkenaz Yahudisi çıktı.

33’lük Tespih Gibi Tabanca Çeken Fedai

Yakup Cemil Bey, ‘korku’ kelimesini tanıma(z)dı. Düz mantık yürütürdü. Siyasetin ince oyunlarını, gülümserken ayak kaydıran tuzaklarını bilmezdi. Ölümü göze alır, istenileni/emredileni yapardı. Kontrolü müşküldü. Haksızlık(lar) karşısında susmaz, ya sesini yükseltir ya da - daha çok! - piştovunu konuştururdu.

İsmet Paşa’nın Elini Öpen TİP Lideri

Mehmet Ali Aybar, çok iyi eğitim almıştı; Sol/Sosyalist düşünce aileden mirastı.

Kavanoza Hapsedilen Seri Katil

Diogo Alves, Portekiz’de belirlenen ilk erkek seri katildi. 19. asrın birinci yarısında yaşanan ağır ekonomik, toplumsal ve politik sarsıntıların yarattığı suçlu tipolojiydi. Lizbon’daki tarihi/anıtsal ‘Águas Livres Su Kemeri’ni üs edinip 70 kişiyi öldürmekle suçlandı. Ama farklı cürüm(ler)den hüküm giydi ve asıldı.

Her Filminde Başrol Oynayan Aktör

Ediz Hun, Yeşilçam’da, siyasette ve üniversitede disiplini, özeni ve dikkati ile tanındı. Çevre hassasiyeti ve doğa sevgisiyle bilindi. Her filminde başrolde oynayan tek aktördü. Heyecanını, yaşam sevincini, aile özenini hiç yitirmedi. Çevresine ve içinden çıktığı topluma örnek olmaya çalıştı.

İnsan Derisiyle Kaplı Kitaplar

Belirlemelere göre, kitaplardan birisinin cildi, hayatta iken derisi yüzülmüş adamdan alınmıştı.

Erdal Eren’i İdama Gönderen Cerrah

Eren’in kemik yaşının 18 olduğuna dair raporu veren O.Ç. adlı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, sonradan genel cerrahi alanında ihtisas yapmış bir cerrahtı.

Kavanoza Hapsedilen Seri Katil

Diogo Alves, Portekiz’de belirlenen ilk erkek seri katildi. 19. asrın birinci yarısında yaşanan ağır ekonomik, toplumsal ve politik sarsıntıların yarattığı suçlu tipolojiydi. Lizbon’daki tarihi/anıtsal ‘Águas Livres Su Kemeri’ni üs edinip 70 kişiyi öldürmekle suçlandı. Ama farklı cürüm(ler)den hüküm giydi ve asıldı.

Her Filminde Başrol Oynayan Aktör

Ediz Hun, Yeşilçam’da, siyasette ve üniversitede disiplini, özeni ve dikkati ile tanındı. Çevre hassasiyeti ve doğa sevgisiyle bilindi. Her filminde başrolde oynayan tek aktördü. Heyecanını, yaşam sevincini, aile özenini hiç yitirmedi. Çevresine ve içinden çıktığı topluma örnek olmaya çalıştı.

Gökyüzünde Süzülen İlk Türk Kadın Pilot

Bedriye Tahir Gökmen Hanım, havacılığa gönül veren, pilotluk sevdası ile yanan binlerce Türk kızının örnek aldığı, arkasından yürüdüğü tarihî kişiydi. Kıt kanaat yaşantıya rıza gösterip, hayalini gerçekleştirmeye çalıştı. Zorlukları bir bir aştı, eğitimini başarıyla tamamladı ama brövesine kavuşamadı. ‘Solo uçuş yapan ilk Türk kadın pilot’ unvanını kazanmakla yetindi.

İnsan Derisiyle Kaplı Kitaplar

Belirlemelere göre, kitaplardan birisinin cildi, hayatta iken derisi yüzülmüş adamdan alınmıştı.

Kod Adı: ‘Fakülteli’

Mahir Kaynak - sonradan profesör! - ‘Madanoğlu Cuntası’ diye bilinen illegal örgütü izleyen, belgeleyen ve ortaya çıkaran kişiydi. Teşekkül üyesi diğer arkadaşları ile hapse girmeyi kabul etmesine rağmen arzusu reddedildi. Türk İstihbarat Tarihi’ne adı ‘açığa çıkan ilk MİT mensubu’ şeklinde geçti.

Kilisede Çocuk Tacizi

Başta Fransa olmak üzere ABD ve Almanya, geçmişindeki/günümüzdeki çocuk tacizleriyle hesaplaşıyor. Fransa’da hazırlanan resmi doküman, küçük yaştaki yavrucaklara reva görülen cinsel istismarın ürkütücü boyutlarını ortaya koydu. Almanya’nın raporuna göre ise rahibeler, ‘kendilerine emanet edilen kimsesiz sabileri zengin iş adamlarına para karşılığı taciz için kiralamış’tı!

Kaddafi’nin Uçağındaki Deniz Baykal

Kaddafi, hayatı boyunca Türk Milleti’ne olan sevgi ve saygısını hep tekrarladı. Türkiye’nin en sıkışık döneminde yaptığı stratejik yardım hiç unutulmadı.

Cennet Arsaları Satışta

Katolik Kilisesi; 1343 yılında, cemaatinin geçmişteki ve gelecekteki günahlarını yok eden, öldüklerinde cennete gitmelerini sağlayan/garantileyen Endüljans adlı belgeyi satışa çıkarmıştı.

Türbesine Kilise Yapılan Padişah

1693’de yöreyi ele geçiren Avusturyalılar, türbeyi temellerine kadar yıktılar. Tepeye de Turpek adını verdiler. Türbenin yerine, Szüz Maria Kilisesi'ni inşa ettiler.

Bir Gece Ansızın Gelebilirim

Ünlü aşk şairi Ümit Yaşar Oğuzcan’ın güftesini yazdığı rast şarkı - bestekârı Rüştü Şardağ! - bir dönem Türkiye’nin gündemindeydi.

Küçük Cezve

Onu ‘Ah Güzel İstanbul’ filminde, ‘Ayşe’ kimliği ile tanıdık. İzmir’den kaçıp İstanbul’a gelen, ‘artist’ olmayı düşleyen toy kızdı. Adeta çaresizliğini haykırdığı, ‘Ben bir küçük cezveyim / Elden ele gezmeyim!’ şarkısıyla da akıllarımızda kalacaktı.

Bayan Yunus Emre

Ayla Algan, Türk tasavvufuna ve mutasavvıflara özel ilgi gösterdi. Felsefesini yürekten benimsediği Yunus Emre’yi tanıtmayı vazife bildi. Pek çok ülkede Yunus şiirlerinden oluşan besteleri okudu. Biricik kızının adını da - ulu ozandan ilhamla! - ‘Sevi’ koydu!

Hadım Edilen Veziriazamlar

İslam Peygamberi Hazret-i Muhammed’in şiddetle yasaklamasına rağmen, sonraki dönemlerde ‘halife’, ‘hükümdar’, ‘padişah’ vb. sıfatları taşıyan çoğu yönetici, ‘hadım personeli’ el üstünde tuttu. Harem(lerin)in namusunu, şahsi güvenliklerini ‘iğdiş’ kişilere emanet etti. Devlet yönetimde en üstün mevkilere kadar yükseltti. Osmanlı’da da çok sayıda ‘hadım’/‘burulmuş’ yüksek yönetici ve hatta sadrazam mevcuttu!

Putin’in Türk Asıllı Metresi

Putin’in hayatına giren veya adı beraber anılan hanım(lar)ın yüzüne şans hep güldü. Kimisi gayrimenkul(ler)e ve servete kondu. Kimisi de politikaya girdi. Medya dünyasında patron koltuğuna oturdu. Devlet protokolünde ‘görünmeyen statü’ sahibi kesildi. Alina Kabaeva, şöhretli sporcuydu. Putin’le tanıştıktan sonra ününü, variyetini ve etkinliğini artırdı. Bayan Kabaeva, ‘son göz ağrısı’na, ‘Kış öncesi gelen - kısa süreli - aldatıcı yaz’a benzetildi. Güzelliği ile sadece Putin’in değil, bütün karşı cinsin ilgisini topladı. Sadece Rusya’da değil dünyada da stardı!

Öteki Putin / 1

Putin, ‘KGB okulu/geleneği’nden gelen Rusya Federasyonu Başkanı’ydı. Tarihine, devletinin derin/‘kadim’ geleneklerine ve kurumlarına bağlıydı. Hatta resmen açıklamasa bile, 20. asrın 2 numaralı süper gücü, ‘Sovyetler Birliği’nin mirasçısıydı. ‘Çarlık Rusyası ile SSCB’nin sentezi gibiydi!’

Diğer Casuslar Dünyası Yazıları

Kızıl Saçlı Afet

Anna (Kushchyenko) Chapman, 21. yüzyılın birinci çeyreğinde dünyaca ünlenen ilk kadın casustu. New York’ta faaliyet gösterdi. Eşsiz fiziği, kızıl saçları, yeşil gözleri, Hollywood yıldızlarını kıskandıran çok zengin gardırobu, lüks ötesi hayatıyla hedef seçtiği erkekleri parmağında oynattı. Mata Hari’nin türevi gibiydi.

MOSSAD'ın Suikast Listesindeki Siyasetçi

Yaser Arafat, yaşamı boyunca MOSSAD’ın tehdidi altındaydı. Sayısız suikast girişiminden son anda/kıl payı kurtulabildi. Ama hayatını yitirdikten sonra ortaya çıkan hastane raporu ürperticiydi...

CIA’dan Kongo’ya Jazz Festivali

ABD, 1940-1960 arasındaki süreçte Kongo’ya özel ilgi gösterdi. CIA’nin ağabeyi, Stratejik Hizmetler Ofisi, zengin uranyum yataklarını belirledi. Çok gizli operasyon(lar)la Japonya’ya atılan atom bombalarının yapımı için gereken ham maddeyi elde etti ve ülkesine taşıdı.

Devlet Eliyle Kalpazanlık

Almanya, 2. Dünya Savaşı’nda ezeli düşmanı İngiltere ile sadece cephede karşılaşmadı. Ekonomik yıkıma uğratmak için de çok gizli ve usta işi planı devreye soktu. ‘Bernhard Operasyonu’ denilen harekâtla sahte kâğıt paraları İngilizlerin günlük hayatına soktu. Enflasyonu artırdı, fiyatları zıplattı.

Castro’ya Zehirli Puro

Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’ya iktidara geldiği 1959 yılından 2006’ya kadar 650’e yakın suikast girişiminde bulunulduğu iddia edildi.

Kral Hüseyin'in Yahudi Sevgilisi

CIA (Merkezi Haberalma Teşkilâtı) resmi belgelerine göre çöpçatanlık yaptı: Ürdün Kralı Hüseyin ile Yahudi asıllı Hollywood yıldızı Susan Cabot ilişkisine aracılık etti.

İran'ın Nükleer Satrancı

Hedefe konulan İranlı nükleer fizikçiler şehir içinde düzenlenen suikastlarda öldürüldü. Trafikte yaklaşan motosikletli kişiler, ya arabanın dış yüzeyine mıknatıslı bomba yerleştirdi ya da otomatik silahlar kullanıp olay yerinden hızla uzaklaştı.