Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘Bu anlaşmayı imzalamam!’

‘Kıbrıs Rum Toplumu’nun Başkanı’ statüsüyle toplantıda bulunan Makarios, ‘restini çekti’ ve görüşmelerde bir kere daha ‘tıkanma’ oldu. Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu; Makarios’u ‘temsilci’ statüsüyle tanımak istememişti; ama İngiliz ve Yunan meslektaşları, Kıbrıs’ta ‘nihai’ çözüm için şartın kabulünü rica etmişlerdi.

Zürih’teki konferansta, Londra’da imzalanacak anlaşmanın sınırları belirlenmişti. İş, imza atılmasına gelmişti. Kurulacak devletin adından, toplumların temsiline, cumhurbaşkanı ve yardımcısının seçimi ve yetkilerine kadar her şey hazırdı. Ama Papaz’a bir şeyler olmuş; fikir değiştirmişti. Herhalde daha fazla ‘ödün’ koparma planlarını yeniden mi gözden geçirmişti? Yoksa, Yunanistan’dan yeni bir talimat mı almıştı?

‘Bu anlaşmayı imzalamam!’ dedi ve salonu terk etti. Türkiye, İngiltere, Yunanistan Dışişleri Bakanları’nın da hazır bulunduğu ve ‘garantör’ sıfatıyla imza atacakları anlaşma da ‘ölü’ mü doğacaktı?

Makarios kimdi? Üç büyük devletin yetkilileri elleri bağlı mı oturacaklardı?

- Bir Yoksul Çobanın Oğlu… -

Makarios; 1913’de Baf’a bağlı Panayia köyünde, yoksul bir çobanın oğlu olarak doğdu. İlk gençlik yıllarını, İngiliz yönetimine karşı muhalefet hareketi içinde geçirdi. Kıbrıs, 1924’de Lozan Antlaşması’yla İngiliz yönetimine ‘resmen’ terk edilince; adada çoğunluğu ellerinde tutan Rumlar ‘bağımsızlık’ isteği ile harekete geçtiler. Osmanlı yönetimi; 1878’de Rusya’ya karşı destek sağlamak için adayı İngiltere’ye bırakmıştı. Rumlar, İngiltere Kraliyet Kolonisi’nden ayrılıp, bağımsız kalmak; ardından da Yunanistan’la birleşmek (Enosis) istiyorlardı.

1931’de Lefkoşa’daki İngiliz Hükümet binası, Enosis taraftarlarınca yakıldı. Adanın yüzlerce yıllık tarihini yansıtan belgelerin çoğu yangından kurtarılamadı. Muhalefetin yükselmesi, sert tedbirleri getirdi. Muhalifler, Kıbrıs Yasama Konseyi’nde etkiliydiler. İngiliz yönetimi, Konsey’i dağıtarak muhalefetin ‘sesini boğmaya’ çalıştı.

İkinci Büyük Savaş’ta yönetimin politikası değişti: Rumlardan Kıbrıs Gönüllü Alayı kurarak; Kraliçe’ye destek sağlamaya çalışıldı. İngiliz yönetimi taraftarı Rumlar, savaşta canlarını yitirirken; bağımsızlık isteyen komünist AKEL (Emekçi Halkın Reform Partisi) güçlendi. 1943’deki belediye seçimlerinde, 1946’daki anayasa değişikliklerinde AKEL ve muhafetin diğer kanatları güçlenerek çıktılar.

Yoksul çobanın oğlu Makarios, 1943’de Atina Üniversitesi’ni bitiriyor; 1948’de Kition (Limasol ve Larnaka) Piskoposluğu’na atanmasıyla ABD Boston Üniversitesi İlahiyat Okulu’ndaki tahsilini yarım bırakıp adaya dönüyordu. 1950’de, Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’nce yapılan bir halk oylamasıyla ‘Başpiskopos’ seçiliyordu. Başpiskopos; Kıbrıs Rum Toplumu Başkanlığı statüsüne de sahipti. Makarios; Rumlar’ın hem dinî, hem de siyasî lideriydi.

‘Yeni lider’, karizma sahibiydi; çok etkili bir dili ve bazı ‘muzır alışkanlıklar’ı vardı!

İngiliz yönetimi, muhalefet yöneticilerini ve sivri militanlarını izliyor; delil topluyordu. ‘The Friends’ boş durmuyordu. Makarios’un Atina ve Boston’da çekilmiş bazı ‘muzır’ fotoğraflarının varlığı, adadaki ‘The Friends’in temsilcisinin bilgisi dahilindeydi. Ama, henüz buradaki izlemelerde böylesi bir ‘veri(ler)’e erişilememişti.

- Self-Determinasyon İsteği… -

Başpiskopos Makarios, 1952’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Kıbrıs üzerine konuşabiliyor; ABD yetkililerinden ‘bağımsızlık’ için yardım istiyordu. Enosis için ilk adım: ‘Bağımsızlık’tı! Self-determinasyon hakkı tanınmalıydı!

Makarios, adadaki İngiliz yönetimine de sert çıkışlar yapıyor; Rumlar üzerindeki otoritesini ‘tahrik’lerle gösteriyordu.

Bu arada, The Friends’in yetkilileri boş durmuyordu. Dosyaya malzeme gelmeye başlamıştı. Telefon ahizesinden kaydedilen ‘çok muzır’ ilişkileri açıklayan konuşmalar, fotoğraflarla da destekleniyordu. Fotoğraflardaki ikinci ‘kahraman’ çoğunlukla George Grivas’tı! Küçük çocuklar da objektife yakalanıyorlardı!

1 Nisan 1955’de Albay Grivas’ın kurduğu EOKA, şiddet eylemlerine başladı. Grivas, Yunan Ordusu’nda görevli bir subaydı. EOKA (Kıbrıs Ulusal Kurtuluş Ordusu)’nın arkasında Makarios da vardı. Papaz, terörle hem huzursuzluk yaratıyor, hem de İngiliz yönetimine rahatsızlık veriyordu. ‘Perdenin açılması’yla sırıtan çirkin yüz; ilk sürgünü de - bu sırada! - tanıdı. Sürgün yeri: Hint Okyanusu’ndaki Seycheless Adaları’ydı. Sürgün, şiddet olaylarının dozunu artırdı. Hedefte, İngilizler kadar Türkler de vardı. EOKA’ya karşı, Türkler de organize oluyorlardı. Türk toplumunun lideri Dr. Fazıl Küçük’tü.

Süveyş bunalımının patlaması, Makarios’un işine yaradı. İngiltere, Kıbrıs çıbanını kaşımaktan vazgeçti; üzerine ‘anti-septik’ döktü. Papaz serbest bırakıldı; karşılığında ‘Kıbrıs’a dönmeme sözü’ alındı. Atina’ya yerleşti; oradan ‘çıbanı sulandırmayı’ sürdürdü.

Türkiye, taksim planını savunuyordu. Türk toplumu kendi yönetimini kurabilmeli ve rahatça yaşayabilmeliydi.

NATO araya girdi; Kıbrıs’ta cumhuriyet yönetimi kurulması fikri benimsendi. Türkiye ve Yunanistan’ın Zürih’te iki temasları meyvesini verdi. Londra’da bütün tarafların katılacağı konferansın ardından imzalanacak anlaşmayla problem çözülecek; iki toplum esasına dayanan Kıbrıs Cumhuriyeti kurulabilecekti. İngiltere’ye de Dikelya ve Akrotiri’de üsler kurması ve ‘bağımsızca’ yönetmesi hakkı verilecekti.

- Londra’da Bir Otel Odası… -

Londra Konferansı’nda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Yunanistan’ı Dışişleri Bakanı Evangelos Averof tamsil ediyordu. Kıbrıs Rum toplumunun temsilcisi Makarios, Türk toplumunun temsilcisi de Dr. Fazıl Küçük’tü.

Anlaşmayı imzalamak için herkes hazırdı. Ama, Makarios son anda ‘yan çiziyor’du!

‘Bu anlaşmayı imzalamam!’ diyor ve salonu terk ediyordu.

İddiasına göre; Türklere fazla hak tanınmıştı. Yunanistan’a verilen neyse de; Türkiye’ye ‘garantör’ statüsü tanınmamalıydı!

Taraflardan birisi de İngiltere’ydi. Şüphesiz, beklenmedik gelişme en çok İngiliz Dışişleri Bakanı Selwyn Llody’un canını sıktı.

Taraflar da salondan ayrılmadan; Makarios’un Claridges’deki dairesine çekildiği haberi geldi.

- Sonrasını Rupert Allason Anlatıyor… -

İngiltere’nin ünlü casusluk uzmanı Rupert Allason, Makarios’un Londra’daki günleri araştırdı; çok ilginç bilgiler ele geçirdi:

‘Amerikan eğitimli Michael Meuscos adlı Rumların dini lideri Makarios, 1958’de Türk ve Yunan dışişleri Bakanlarının katıldığı toplantıda son anda, beklenmedik şekilde, ‘Hayır!’ dedi. Siyah cüppesi içindeki sakallı lider; o gece, Claridges’deki dairesine yalnız başına döndüğünde herhalde bir süre Tanrı’ya dua etti. Akdeniz’de kanla yıkanan adayla ilgili Türk ve Yunan hükümetlerinin eriştiği çözüme ‘Evet!’ deyip onaylamak veya torpillemek elindeydi… 

Ancak, üzerinde çok büyük bir baskı vardı. Bunun adı: ‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’di. Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu. Özel yaşamında Makarios ‘ho....seksüel’di! Yalnız eldeki bilgi ve belgeler, halkın gözünde Makarios’u yıkmaya yeterdi. Kanlı Kıbrıs sorununa acil yol bulmak için gerekirse; belgeleri kullanmaktan çekinmeyecekti. İngiliz Gizli Haberalma Örgütü’nün Makarios’un özel telefonlarına yerleştirdiği dinleme cihazlarıyla elde edilen fotoğraflarla operasyon tamamlanmıştı…’

‘Ben, anlaşmayı imzalamam!’ diyen Makarios; ertesi günü salona güler yüzle girdi. Tarafların temsilcilerinin ellerini tek tek sıktı. Ve anlaşmayı imzaladı. O imza atarken; Türk ve Yunan yetkililer hayret dolu bakışlarla seyrediyorlardı.

Papaz; dosyadan korkmuştu!

Ali Hikmet İnce yazdı.

3 January 2020 09:44
243 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Nihat Erim’in Kıbrıs Raporu

Erim; 1956 yılında, Başbakan Adnan Menderes’e verdiği raporda; Kıbrıs’ta en iyi çözüm yolunun taksim olduğunu vurguladı.

Orduyu Teyakkuza Geçiren İdam

Yassı Ada, denizde gemilerin, havada uçakların, karada piyadelerin çok sıkı denetimine/gözetimine alınmıştı.

Geceleri Yalnız Yatamayan Cumhurbaşkanı

Endonezya’nın kurucu cumhurbaşkanı farklı bir adamdı: Diplomatik sıkıntı yaratan/yaratabilen bazı istekleri olurdu. Mesela geceleri tek başına yatamazdı; yanında mutlaka güzel bir hanım kalmalıydı.

Hanım Sultan’ın Ermeni Jigolosu

Serfirâz Hatun, Osmanlı’nın 31. padişahı Sultan Abdülmecit’in gözdesiydi. Su gibi para harcar, Avrupa elbiseler giyer, Galata ve Beyoğlu’nda fink atardı. ‘Küçük Fesli’ lakaplı, yakışıklı Ermeni müzisyeni jigolo tutmuştu.

Stalin, Nazım’ı Öldürtmek İstedi

Sovyet diktatörü Stalin’in Nazım’ı öldürtmek istediği; ünlü şairin özel şoförünün operasyonla görevlendirildiği yazıldı.

Nagasaki’ye 'Şişman Adam' Sürprizi

Japonya; önce Hiroşima’ya ardından Nagasaki’ye bırakılan tarihin en ölümcül bombalardan sonra teslim şartlarını kabul etmişti.

Belgin Doruk’un Suya Düşen Hayali

Beyazperdenin Küçük Hanımefendisi Belgin Doruk; içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı aşmak için çareler arıyordu.

Nihat Erim’in Kıbrıs Raporu

Erim; 1956 yılında, Başbakan Adnan Menderes’e verdiği raporda; Kıbrıs’ta en iyi çözüm yolunun taksim olduğunu vurguladı.

Osmanlı’ya Karşı Savaşmayan Müslümanlar

15 Şubat 1915’de, Singapur’da İngiliz komutanlarca yönetilen V. Hafif Piyade Alayı’nda isyan çıktı.

İngiliz İstihbaratı’nın Gözünden Enver Paşa

İngiliz devlet arşivlerindeki istihbarat belgeleri çok farklı Enver Paşa portresi çizdi. Kayıtlara/yazılanlara göre Enver Paşa; Almanya’nın desteğiyle tahta çıkmayı arzulardı. Kendisini Napolyon ile kıyaslardı. Yakın korumasına çok dikkat ederdi.

Demirel’den Kıraç’a Cumhurbaşkanlığı Önerisi

DYP (Doğru Yol Partisi) Genel Başkanı Süleyman Demirel; Koç Holding üst düzey yöneticisi Can Kıraç’ı telefonla aradı; partiye davet etti; Cumhurbaşkanlığı veya TBMM Başkanlığı için aday göstermeyi düşünüyordu.

‘Polis Muhbiri’ Stalin’in Tren Soygunları

Stalin; yüksek öğrenim için gittiği Tiflis’te hem Marksist gruplarla, hem de Çar’ın gizli polis örgütü OHRANA ile tanıştı. Arşiv belgelerine göre; hapishanede OHRANA için çalışmayı kabul etti. Kanlı eylemlere liderlik yaparken; yoldaşlarını ihbar etmekten de geri durmadı…

Audrey Hepburn ya da Kuğu Boyunlu Direnişçi

Dünyanın en güzel, en başarılı ve en doğal kadın sinema sanatçıları arasındaydı. İkinci Dünya Savaşı’nın bütün olumsuzluklarını/yıkıcılığını yaşadı. Savaş sonrasında ise, yıldızlaşan mesleki kariyerin ama mutsuz yaşamın sahibiydi.

Erdal Eren’i İdama Gönderen Cerrah

Eren’in kemik yaşının 18 olduğuna dair raporu veren O.Ç. adlı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, sonradan genel cerrahi alanında ihtisas yapmış bir cerrahtı.

Usame Bin Ladin’i Kargalar Yakalattı

ABD yetkilileri; El Kaide adlı terör örgütünün lideri Usame Bin Ladin’in sonunu getiren operasyon için tam 10 yıl hazırlık/planlama yaptı. Harekât; Beyaz Saray ve Pentagon’da canlı bağlantıyla izlendi.

Kurşuna Dizilen İstiklal Şairi

Ülkemizde ‘Çırpınırdın Karadeniz / Bakıp Türkün Bayrağına’ diye bilinip çok sevilen hüzzam makamındaki ünlü Azerbaycan Türküsü’nün söz yazarı Ahmet Cevad (1892-1937); aynı zamanda Azerbaycan Ulusal Marşı’nın güftekârıydı.

Castro’nun Sosyetik Sevgilisi

Natalia Revuelta; Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’nun ilk sevgilisi, hayatını en çok etkileyen kadındı.

Erdal Eren’i İdama Gönderen Cerrah

Eren’in kemik yaşının 18 olduğuna dair raporu veren O.Ç. adlı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, sonradan genel cerrahi alanında ihtisas yapmış bir cerrahtı.

Usame Bin Ladin’i Kargalar Yakalattı

ABD yetkilileri; El Kaide adlı terör örgütünün lideri Usame Bin Ladin’in sonunu getiren operasyon için tam 10 yıl hazırlık/planlama yaptı. Harekât; Beyaz Saray ve Pentagon’da canlı bağlantıyla izlendi.

Kurşuna Dizilen İstiklal Şairi

Ülkemizde ‘Çırpınırdın Karadeniz / Bakıp Türkün Bayrağına’ diye bilinip çok sevilen hüzzam makamındaki ünlü Azerbaycan Türküsü’nün söz yazarı Ahmet Cevad (1892-1937); aynı zamanda Azerbaycan Ulusal Marşı’nın güftekârıydı.

Castro’nun Sosyetik Sevgilisi

Natalia Revuelta; Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’nun ilk sevgilisi, hayatını en çok etkileyen kadındı.

Nihat Erim’in Kıbrıs Raporu

Erim; 1956 yılında, Başbakan Adnan Menderes’e verdiği raporda; Kıbrıs’ta en iyi çözüm yolunun taksim olduğunu vurguladı.

İstiklal Madalyası Sahibi Papa

Papa Eftim, Kıbrıslı Rum Lider Makarios’u ‘aforoz etmiş’ ve ‘Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacaktır!’ diyerek haklı davayı desteklemişti.

Kilise Nazi Subaylarının Kaçışına Yardımcı Olmuş

Der Spiegel dergisinde yer alan bir haberde, Katolik Kilisesi’ne mensup bazı din adamlarının, Nazi rejiminin önemli isimlerine savaş sonrasında yurt dışına kaçışlarında yardımcı olduğu/kolaylık sağladığı iddia edildi.

Papa Francesco ‘Bar Fedaisi’ymiş

Papa, öğrencilik yıllarında bir barda fedailik yapmış.

Osmanlı Torunu İngiltere Başbakanı

Ali Kemal (Bey); tavizsiz bir liberal, tam bir Batı daha doğrusu İngiliz dostuydu/taraftarıydı. Torunu, Muhafazakâr Parti’den milletvekili seçildi. Torununun oğlu ise İngiltere Başbakanı oldu.

Hitler’in 40 Saat Süren Evliliği

Hitler intiharından iki gün önce, beraber yaşadığı uzatmalı sevgilisi Eva Braun ile nikâh kıyıp resmen evlendi.

Trump Ailesi’nin Gizemli Hikâyesi

Donald Trump çok yaramaz ve hiperaktifti. Hiçbir zaman iyi/çalışkan öğrenci değildi; ders notları çok düşüktü/kötüydü. Müzik öğretmenini dövdüğü iddia edildi; hal ve gidişinin olumsuzluğu yüzünden liseyi terk etmek zorunda kaldı. Askeri liseye yatılı verildi.

Oscar Ödülleri’ni Reddeden Ünlüler

Oscar ödülünü kazanmak için her türlü çılgınlığı/tanıtımı yapanların yanında çeşitli sebeplerden reddedenler de görüldü.

Fasulye Tarlası Yapılan Şehitliğimiz

Birinci Dünya Savaşı’nda Myanmar’daki Thayet Myo Esir Kampı’nda esirken hayatını kaybeden askerlerimizin defnedildiği şehitlik fasulye tarlası olmuştu.

Diğer Casuslar Dünyası Yazıları

Stalin’in Dışkı Laboratuvarı

Stalin, - 1940’dan itibaren! - ülkesini ziyaret eden yabancı devlet adamlarının - liderlerin psikolojik durumlarını, zayıf-kuvvetli yönlerini analiz edebilmek için dışkı inceleyen özel birim - laboratuvar! - kurdurdu.

Gizli Servislerin Kadrolu Cinleri

‘Metafizik İstihbarat’ da denilen eylem kolunda ilk girişim Sovyet Devrimi’nin ünlü liderlerinden Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin tarafından gerçekleştirildi.

İngiliz İstihbaratı’nın Gözünden Enver Paşa

İngiliz devlet arşivlerindeki istihbarat belgeleri çok farklı Enver Paşa portresi çizdi. Kayıtlara/yazılanlara göre Enver Paşa; Almanya’nın desteğiyle tahta çıkmayı arzulardı. Kendisini Napolyon ile kıyaslardı. Yakın korumasına çok dikkat ederdi.

Usame Bin Ladin’i Kargalar Yakalattı

ABD yetkilileri; El Kaide adlı terör örgütünün lideri Usame Bin Ladin’in sonunu getiren operasyon için tam 10 yıl hazırlık/planlama yaptı. Harekât; Beyaz Saray ve Pentagon’da canlı bağlantıyla izlendi.

CIA’ya Çalışan Kediler

Amerikan İstihbarat Teşkilatı (CIA); Soğuk Savaş Dönemi’nde üstünlüğü ele geçirmek için hiç durmamış; ezeli rakibini sürekli kontrol etmeye çalışmış.

Atina’daki Adamımız

İstiklal Savaşı’nın kazanılmasında, Cumhuriyet’in kurulmasında/sağlam temellere oturtulmasında harca ter akıtan pek çok isimsiz Türk istihbaratçısı da bulunuyordu. Binbaşı Fevzi Kamacı da büyük destanın kahramanlarındandı. Asker bir ailenin üyesiydi. Ağabeyi de Türk Erkan-ı Harbiyesi’nde albay rütbesinde istihbarat subayıydı.

CIA’nın Yumuşak Doku Kanseri Operasyonları

ABD’nin ‘kirli maşası’ CIA; 2006 yılında, DIA (Defence Intelligence Agency) ve DEA (Amerikan Uyuşturucu İstihbarat Örgütü) ortaklığıyla Kolombiya’da bir suikast merkezi kurdu. Merkez yöneticilerinin hedefindeki isim: Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chaves’di.