İngiliz İstihbaratı’nın Gözünden Enver Paşa

İngiliz devlet arşivlerindeki istihbarat belgeleri çok farklı Enver Paşa portresi çizdi. Kayıtlara/yazılanlara göre Enver Paşa; Almanya’nın desteğiyle tahta çıkmayı arzulardı. Kendisini Napolyon ile kıyaslardı. Yakın korumasına çok dikkat ederdi.

İngiliz İstihbaratı’nın Gözünden Enver Paşa

İngiliz Gizli Servisi ve diplomatları; İttihat ve Terakki Partisi’nin triosu, Talat, Cemal ve Enver Paşa’yı yönetime geldikleri andan itibaren çok özel/yakın incelemeye aldı. Özel hayatları, kişisel özellikleri, kuvvetli/zayıf noktaları, zekâ seviyeleri, hatta siyasî/askerî kapasiteleri/kabiliyetleri didiklenip raporlandı.

Enver Paşa’nın Naciye Sultan’la Damat Ferit Paşa’nın Konağı’ndaki düğünü en ince detaylarına kadar izlendi/mercek altına alındı. Düğün için alınan yatağın fiyatı bile yazışmalara/raporlara girdi.

İngiliz Gizli Servisi’nin ve diplomatlarının istihbarat yazışmalarına göre Enver Paşa; Berlin’de askeri ateşe iken, Almanlar tarafından el üstünde tutuldu, pohpohlandı; sonunda da Alman sempatizanı/yandaşı kesildi.

Aynı raporlara göre Enver Paşa; Saray’da görevli basit/sade memurun oğluydu. 30 yaşında Harbiye Nazırı oldu. Babasının da statüsü yükseldi: Ahmet Enver Bey ‘Saray Başmimarlığı’na atandı.

Enver Bey, askeriyeden yetişti; 1908 Devrimi’nin ‘kahraman’ıydı. Berlin’e askeri ateşe tayin edildi. Almanların özel ilgisine mazhar oldu; Alman sempatizanı kesildi. Trablusgarp Savaşı’nda Bingazi Savunması’nda iyice ünlendi; şöhret başını döndürdü. Yazılan yorum(lar)a bakılırsa; askeri yeteneğe - gerçekten! - sahip olup olmadığını ispatlayamadı. Balkan Savaşları’nda da önemli başarısı yoktu.

- Ordudaki Yeteneksiz Subayları Tasfiye Etti… -

Osmanlı Tarihi’nde ilk defa ordu içindeki yeteneksiz ve yetersiz personeli/subayları temizleme/ihraç etme cesaretini gösterebildi.

Enver Bey; yaklaşık 1.65 metre boyundaydı; zayıf /sağlıklı vücuda sahipti. İtalyan kesimi saç tarzı ile yakışıklı sayılırdı. Açık tenliydi; parlak gözleriyle tebessüm ettiğinde çekici görünüm kazanırdı. Sessiz ve ağzı sıkıydı. Cemiyetin politikalarında/icraatlarında çok etkindi; fakat uzun zaman arka/geri planda kalmayı başardı. 

Sadrazam haricindeki diğer bakanlar ve İttihat ve Terakki Partisi’nin yöneticileri basit yaşantılarını değiştirmedi/aynen sürdürdü. Fakat Enver Paşa, büyük/görkemli malikânede oturdu. Tek başına dışarıya çıkmadı. Yanına yaverini ve en az 4-5 generali almadan görünmedi. Her zaman arka(sın)dan - içinde korumalarının bulunduğu! - otomobil takip ederdi. 

Gösteriş yapmayı sev(er)di. Bir defasında, Avrupa devletlerinin büyükelçilerine davet verdi. Konukları önceden karşılamak yerine, herkesin gelmesini bekledi. Kraliyet mensubu edasıyla mahiyeti eşliğinde salona giriş yaptı.

- Tam Bir Alman Hayranı Ve Dostuydu… -

Raporlarda yazıldığına göre; düşük kapasiteye ama sınırsız kibire sahipti. ‘Oyuncak gibi kullanmaya niyetli’ Almanlar tarafından kolayca/zorlanmadan elde edildi. Katıksız Alman hayranı kesildi; savaşta Almanya tarafında/safında yer alma konusunda zorlanmadı. ‘Şüphesiz ki, Jön Türk Partisi içindeki en suçlu kişiydi.’

Esasında kişisel hiçbir askeri başarısı yoktu. Ama ilk devrimin kahramanı payesiyle anıldı. Kendini - dünyaya yeniden gelmiş! - Napolyon olarak görürdü. Fransız’ın heykelini masasının üzerinde bulundururdu. Ülkeyi kurtarmanın/yönetmenin kaderine yazıldığına inanırdı.

İngiliz kayıtlarına göre; aşırı şişirilmiş balona benze(tilebili)rdi. Avrupa basınının ve politikacılarının abartılı konuşmaları ve değerlendirmeleriyle hak etmediği şöhrete sahipti. Sıradan fakat yakışıklı subaydan kahraman yaratıldı. Enver Paşa; Neue Freie Presse adlı Yahudi/Alman yayın organınca Bonnaparte, Achilles ve Siegfried ile karşılaştırıldı/kıyaslandı. Orta Avrupa’nın Yahudi basını da aynı şekilde davrandı. Arnavut kökenliliği - kayıtlara göre! - tartışıldığında; ‘Korsika gibi Arnavutluk da kartal yetiştirir,’denmesi, halkın gözünde mükemmel şöhret kazandırıldığına işaretti. 

Amaçlarına ulaşmadaki sınırsız hırsı ve vicdansızlığı yüzünden Nazım Paşa’yı kendi eliyle vurdu. Ardından 1913’deki hükümet darbesini organize etti. 

Edirne’nin tekrar Türklerin eline geçmesini sağladı. Fahri Paşa komutasındaki birliklerin - fetihten hemen sonra! - Edirne’ye girmemeleri emredildi. Enver Paşa beklenildi; başındaki Napolyonvari şapkası ve develerden oluşan birliğin öncülüğünde şehrin ana kapısından kahraman edasıyla süzülüşü sağlandı. 

Karısı - Naciye Sultan! -, Padişah’ın kuzeniydi. Söylentilere göre Enver Paşa; Almanların cesaretlendirmesiyle tahta çıkmayı/oturmayı arzulamaktaydı. 

- İngiliz İstihbaratı, Enver Paşa’nın Düğününü İzledi… -

Enver Paşa; 5 Mart 1914 Perşembe günü, Naciye Sultan ile Damat Ferit Paşa’nın konağında yapılan muhteşem düğünle dünya evine girdi. Hava sisliydi ve hafif yağmur çiseliyordu. Naciye Sultan; Hartum eski Sultanı - müteveffa! - Süleyman Efendi’nin mahdumesiydi/kızıydı. Türkiye’de yürürlükteki âdete göre; düğünlerde misafirlere yemek verilirdi. Yemeğin zenginliği ailenin onurunu ve asaletini yansıtırdı. 

İngiliz İstihbaratı’nın kayıtlarına göre; Enver Paşa’nın düğünü standart Türk insanınınkinden farklıydı. Paşa; müstakbel eşini davetliler ve yabancı diplomatlarla tek tek tanıştırdı. Naciye Hanım çok şık gelinlik giydi; misafirleriyle Fransızca konuştu. Söyleşisi hayli uzundu. 

Enver Paşa ve Prenses Naciye Hanım, nikâh defterini beraberce imzaladı.

Çok sayıda davetli Türk ve yabancı kadın, Naciye Sultan’ı gelin odasında da ziyaret etti. Odadan çıkanların yerini hemen yenileri doldurdu. Bir ara Enver Paşa da odaya girip Avrupalı hanımlarla sohbet etti.

İngiliz İstihbaratı’na düğün bilgilerinin toplanmasında, davetliler arasındaki Avrupalı bir hanım da yardım etti. 

Enver Paşa, yerli konuklarına düğün yemeği verdi. Avrupalıları ziyafete çağırmadı. Öncesinde de misafirlerini tek tek kabul etti ve hatırlarını sordu. 

İngiliz belgesine göre; düğün yatağına 1.000 Sterlin ödendi. Orijinal belgede, bu bilginin bulunduğu paragrafın üzerinin çizildiği görüldü.

- Birinci Dünya Savaşı’na Girme Kararını Tek Başına Verdi… -

Savaştan önceki 3 ay boyunca, Almanya’yı sürekli övdü. Sempatisini tekrarlarken; Osmanlı’nın Almanya ile ittifak içinde savaşa girmesi fikrini savundu; arkadaşlarını ikna etmeye çalıştı. Yoğun ısrarlarıyla dava arkadaşlarını razı etmeyi başardı. Destek bul(a)masaydı; tek başına savaşa girme kararı alabilirdi/alırdı. Alman Amirali Suchon’un Osmanlı Donanması’nın başında Odesa’ya yaptığı saldırı yalnızca Enver Paşa’nın bildiği sırdı. Belki Talat Paşa da - Dahiliye Nazırı! - haberdardı. Sadrazam ve diğer nazırlar bihaberdi. Talat Paşa; Ermeni olaylarıyla meşguldü.

Kayıtlara göre; Paşa’nın Ermeni suikastına uğramaması büyük sürprizdi/şanstı. Her zaman - aşırı! - tedbirli ve dikkatliydi.

Raporlarda, Enver Paşa’nın İngiltere’nin gücünü ve kaynaklarını hafife aldığı vurgulandı. ‘İngiliz Ordusu’nun gücünü ve savaş kabiliyetini küçümsedi,’ değerlendirmesine de yer verildi.

(Yazı için Bülent Özdemir’in Osmanlı’nın Wikileaks Raporları, Kenan Aksu’nun İngiliz Gizli Belgelerinde Enver Paşa adlı kitaplarından da yararlanıldı.) 

30 December 2019 16:35
568 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Yeşilçam’ın Muhafazakâr Kralı

16 yıl boyunca, Yeşilçam’ın bir numarasıydı. Kral, unvanını taşırken zorlandığı muhakkaktı; şöhretin sorumluluğunu hakkıyla teslim etti.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Tefecilik Yapan İmam

Meşhur diğer bir ‘ribahor’, Laleli Camii Selâtin Vaizi ‘Mardinî Şeyh’ idi. Sivri dilli, herkesi eleştiren, hediye göndermeyene çamur atan, pek aç gözlüydü.

Abdülaziz Döneminde Açılan İlk Genelev

Osmanlı İmparatorluğu’nda - gayri resmi! - yerleşik ilk genelev, İstanbul Beyoğlu’nda Sultan Abdülaziz (1830-1876) döneminde açıldı.

Galatasaraylı Mustafa Kemal Paşa

Mustafa Kemal Paşa, mektubun sonunda, ‘Benim de gönül verdiğim kulübün …’ cümlesi ile kendisinin de Galatasaraylı olduğunu vurguluyordu.

İngiliz Kemal’in Kasasındaki Servet

Asıl adı Ahmet Esat Tomruk olan İngiliz Kemal, 1964’de İstanbul’da Fransız Hastanesi’nde gözlerini kapadığında çok az kişinin haberi vardı.

Gizli Servislerin Kadrolu Cinleri

‘Metafizik İstihbarat’ da denilen eylem kolunda ilk girişim Sovyet Devrimi’nin ünlü liderlerinden Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin tarafından gerçekleştirildi.

Atina’daki Adamımız

İstiklal Savaşı’nın kazanılmasında, Cumhuriyet’in kurulmasında/sağlam temellere oturtulmasında harca ter akıtan pek çok isimsiz Türk istihbaratçısı da bulunuyordu. Binbaşı Fevzi Kamacı da büyük destanın kahramanlarındandı. Asker bir ailenin üyesiydi. Ağabeyi de Türk Erkan-ı Harbiyesi’nde albay rütbesinde istihbarat subayıydı.

Sahibini 70 Yıl Bekleyen Yüzük

Nazi Almanyası’na karşı direnen Arnavutlara silâh götüren bir İngiliz pilota ait yüzük yetmiş yıl sonra sahiplerine ulaştırıldı.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Kod Adı: ‘Fakülteli’

Mahir Kaynak - sonradan profesör! - ‘Madanoğlu Cuntası’ diye bilinen illegal örgütü izleyen, belgeleyen ve ortaya çıkaran kişiydi. Teşekkül üyesi diğer arkadaşları ile hapse girmeyi kabul etmesine rağmen arzusu reddedildi. Türk İstihbarat Tarihi’ne adı ‘açığa çıkan ilk MİT mensubu’ şeklinde geçti.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.

Demirel’den Kıraç’a Cumhurbaşkanlığı Önerisi

DYP (Doğru Yol Partisi) Genel Başkanı Süleyman Demirel; Koç Holding üst düzey yöneticisi Can Kıraç’ı telefonla aradı; partiye davet etti; Cumhurbaşkanlığı veya TBMM Başkanlığı için aday göstermeyi düşünüyordu.

Şairlerin Âşık Olduğu Kadın

Nahit Fıratlı (Gelenbevi) Hanım; Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı’nın en önemli şairlerine ilham veren, yol gösteren, dertlerini paylaşan, evini/sofrasını açan, bazılarına kalbini aralayan tarifi/anlatılması gerçekten zor/imkânsız hanımdı.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Abdülaziz Döneminde Açılan İlk Genelev

Osmanlı İmparatorluğu’nda - gayri resmi! - yerleşik ilk genelev, İstanbul Beyoğlu’nda Sultan Abdülaziz (1830-1876) döneminde açıldı.

Halterden Sınıfta Kalan Şampiyon Halterci

Naim Süleymanoğlu; Galatasaray’dan önce, dünya spor tarihine adını markalaşarak yazdırdı.

Tesettürlü Sosyalist Şaire

Yaşar Nezihe (Bükülmez) Hanım, hayata, zorluklara, haksızlıklara, yolsuzluklara direndi. Ezilenin yanında, ezenin/despotun karşısındaydı. Şaire kimliği ile ilgi uyandırdı. Türk edebiyatının 1 Mayıs temalı ilk şiiri onun imzasını taşıyordu.

Yeşilçam’ın Muhafazakâr Kralı

16 yıl boyunca, Yeşilçam’ın bir numarasıydı. Kral, unvanını taşırken zorlandığı muhakkaktı; şöhretin sorumluluğunu hakkıyla teslim etti.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Tefecilik Yapan İmam

Meşhur diğer bir ‘ribahor’, Laleli Camii Selâtin Vaizi ‘Mardinî Şeyh’ idi. Sivri dilli, herkesi eleştiren, hediye göndermeyene çamur atan, pek aç gözlüydü.

Abdülaziz Döneminde Açılan İlk Genelev

Osmanlı İmparatorluğu’nda - gayri resmi! - yerleşik ilk genelev, İstanbul Beyoğlu’nda Sultan Abdülaziz (1830-1876) döneminde açıldı.

Galatasaraylı Mustafa Kemal Paşa

Mustafa Kemal Paşa, mektubun sonunda, ‘Benim de gönül verdiğim kulübün …’ cümlesi ile kendisinin de Galatasaraylı olduğunu vurguluyordu.

Yeşilçam’ın Muhafazakâr Kralı

16 yıl boyunca, Yeşilçam’ın bir numarasıydı. Kral, unvanını taşırken zorlandığı muhakkaktı; şöhretin sorumluluğunu hakkıyla teslim etti.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Tefecilik Yapan İmam

Meşhur diğer bir ‘ribahor’, Laleli Camii Selâtin Vaizi ‘Mardinî Şeyh’ idi. Sivri dilli, herkesi eleştiren, hediye göndermeyene çamur atan, pek aç gözlüydü.

Abdülaziz Döneminde Açılan İlk Genelev

Osmanlı İmparatorluğu’nda - gayri resmi! - yerleşik ilk genelev, İstanbul Beyoğlu’nda Sultan Abdülaziz (1830-1876) döneminde açıldı.

Galatasaraylı Mustafa Kemal Paşa

Mustafa Kemal Paşa, mektubun sonunda, ‘Benim de gönül verdiğim kulübün …’ cümlesi ile kendisinin de Galatasaraylı olduğunu vurguluyordu.

Yeşilçam’ın Muhafazakâr Kralı

16 yıl boyunca, Yeşilçam’ın bir numarasıydı. Kral, unvanını taşırken zorlandığı muhakkaktı; şöhretin sorumluluğunu hakkıyla teslim etti.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Tefecilik Yapan İmam

Meşhur diğer bir ‘ribahor’, Laleli Camii Selâtin Vaizi ‘Mardinî Şeyh’ idi. Sivri dilli, herkesi eleştiren, hediye göndermeyene çamur atan, pek aç gözlüydü.

Abdülaziz Döneminde Açılan İlk Genelev

Osmanlı İmparatorluğu’nda - gayri resmi! - yerleşik ilk genelev, İstanbul Beyoğlu’nda Sultan Abdülaziz (1830-1876) döneminde açıldı.

Galatasaraylı Mustafa Kemal Paşa

Mustafa Kemal Paşa, mektubun sonunda, ‘Benim de gönül verdiğim kulübün …’ cümlesi ile kendisinin de Galatasaraylı olduğunu vurguluyordu.

Yeşilçam’ın Muhafazakâr Kralı

16 yıl boyunca, Yeşilçam’ın bir numarasıydı. Kral, unvanını taşırken zorlandığı muhakkaktı; şöhretin sorumluluğunu hakkıyla teslim etti.

Piyanist Bestekâr 2. Abdülhamit Han

Sultan 2. Abdülhamit’in az bilinen bir yönü de müzisyenliğiydi. Pekiyi derecede piyano çalardı. Sultan’ın Batı müziği formlarında piyano için yaptığı besteleri de mevcuttu. Çocuklarının aynı müzik aletinde ustalaşması için özel gayret gösterdi. Avrupa’dan çok kıymetli piyanolar getirtti. Çalışmalarını yakından izledi, yanlışlarını da gösterdi.

Abdülaziz Döneminde Açılan İlk Genelev

Osmanlı İmparatorluğu’nda - gayri resmi! - yerleşik ilk genelev, İstanbul Beyoğlu’nda Sultan Abdülaziz (1830-1876) döneminde açıldı.

Meclis Kapattıran Misak-ı Millî Haritası

Osmanlı’nın son Meclis-i Mebusan’ı ancak 90 gün açık kalabildi; Misak-ı Millî Haritası’na gösterilen tahammülsüzlük yüzünden kapatıldı.

Cariyenin Ayaklarına Kapanan Halife Padişah

1. Abdülhamit, 45 yıl ‘Kafes Köşkü’nde hapis tutuldu. Vücudu iflas etti, morali çöktü. Tahta çıkınca, saray hekimlerinin hazırladığı özel ilaçları/karışımları kullandı. Ardından cariyelerle sıkı şekilde teşriki mesaiye girdi. Ama ‘Ruhşah’ adlı ahunun reddiyesi karşında ne yapacağını şaşırdı. Merhamet dilenen mektuplar kaleme aldı, adeta yalvardı…

Diğer Casuslar Dünyası Yazıları

Kod Adı: ‘Fakülteli’

Mahir Kaynak - sonradan profesör! - ‘Madanoğlu Cuntası’ diye bilinen illegal örgütü izleyen, belgeleyen ve ortaya çıkaran kişiydi. Teşekkül üyesi diğer arkadaşları ile hapse girmeyi kabul etmesine rağmen arzusu reddedildi. Türk İstihbarat Tarihi’ne adı ‘açığa çıkan ilk MİT mensubu’ şeklinde geçti.

KGB’nin Ölüm Listesindeki Ünlü Aktör

Sovyetler Birliği’nin 2. Genel Sekreteri Joseph Stalin (1878-1953) sıkı bir western ve John Wayne hayranıydı.

Kesilmiş Parmaktan Kimlik Tespiti

Ünlü Marksist gerilla lideri Che Guevara’nın hakkındaki ölüm kararını uygulayacak asker kura sonucu belirlendi. Ölümünün delili olarak da kesilen ellerindeki parmak izleri kullanıldı.

CIA’nın Yenge Merakı

CIA, Evren’in Müstakbel Eş Adayını Merak Etmiş.

İngiliz Kemal’in Kasasındaki Servet

Asıl adı Ahmet Esat Tomruk olan İngiliz Kemal, 1964’de İstanbul’da Fransız Hastanesi’nde gözlerini kapadığında çok az kişinin haberi vardı.

Stalin’in Dışkı Laboratuvarı

Stalin, - 1940’dan itibaren! - ülkesini ziyaret eden yabancı devlet adamlarının - liderlerin psikolojik durumlarını, zayıf-kuvvetli yönlerini analiz edebilmek için dışkı inceleyen özel birim - laboratuvar! - kurdurdu.

Papaz’ı Korkutan Dosya

‘The Friends, The British Secret Intelligence Service’nin Makarios ile ilgili dosyaları, 1950’den bu yana dinî ve politik olarak önderlik ettiği halkına anlatılamayacak ölçüde rezilliklerle doluydu.