Aynı Odada 20 Yıl

Yahya Kemal; hayatının son 20 yılını Park Otel’in 165 numaralı küçük odasında geçirdi.

Aynı Odada 20 Yıl

Yahya Kemal; hayatının son 20 yılını Park Otel’in 165 numaralı küçük odasında geçirdi. Şiirlerini, nesirlerini burada yazdı. 11 metrekare genişliğindeki yaşam alanında hizmetini Dursun adlı görevli görüyordu. Yatak çarşafları her öğle üzeri bir hanım çalışan tarafından değiştiriliyordu. 

Masanın üzerinde bir telefon dururdu: Üstad, her gece yatmadan önce bir şişe maden suyu içerdi. Pijamalarının ütülü olmasına dikkat ederdi; gece saat tam 24:00’de yatağa girerdi; sağ tarafına dönerek uyurdu. Geceleri birkaç kez uyanırdi; - masanın üzerinde saat olmasına rağmen! - telefonla saati sorardı.Çalışma saatlerinde pantolonunu giyerdi; mevsime göre - hava soğuksa! - ropdöşambrasına bürünürdü. 

Günün akşama kavuştuğu saatlerde balkonundaki hasır sandalyeye ilişirdi. Güneşin batışını seyretmekten hoşlanırdı. Odasından Üsküdar’ı izlemekten büyük zevk alırdı. Odasındaki radyodan haberleri dinlerdi; müzik programlarına kulak verirdi.

28 September 2019 22:28
294 kez okundu

Ali Hikmet İnce



Benzer Yazılar

Galatasaraylı Mustafa Kemal Paşa

Mustafa Kemal Paşa, mektubun sonunda, ‘Benim de gönül verdiğim kulübün …’ cümlesi ile kendisinin de Galatasaraylı olduğunu vurguluyordu.

‘Erkek Güzeli Sefil Bilo’

İlyas Salman’ın hayatı - baştan sona! - yokluk/yoksulluk senaryosuydu. Zorlu/çetin şartlara karşı koymakla/durmakla geçti. 4 yaşında, küçük kardeşinin diri diri yanışını seyretti. Çaresizliğin acımasızlığını/zalimliğini yaşadı. Sonraki yıllarda hep olumsuzluklara/haksızlıklara karşı durdu/sesini yükseltmeye çalıştı.

Hasırı ‘Yorgan’ Tabutu ‘Döşek’ Edinen ‘Baba’!

‘İnci Baba’ lakaplı Mehmet Nabi İnciler, hazır cevaptı, girişkendi, farklı meziyetlere/zevklere sahipti; çevresini şaşırtmayı severdi. İtalyan asıllı, ABD vatandaşı, Şikago Mafyası’nın ünlü şefi - merhum! - Al Capone’nin hayranıydı. İdolünün mezarını ziyaret etti, şanına uygun muhteşem çelenk yaptırdı. Ellerini açıp ruhuna ‘Fatiha’ bile okudu

İngiliz Kemal’in Kasasındaki Servet

Asıl adı Ahmet Esat Tomruk olan İngiliz Kemal, 1964’de İstanbul’da Fransız Hastanesi’nde gözlerini kapadığında çok az kişinin haberi vardı.

Hanım Sultan’ın Ermeni Jigolosu

Serfirâz Hatun, Osmanlı’nın 31. padişahı Sultan Abdülmecit’in gözdesiydi. Su gibi para harcar, Avrupa elbiseler giyer, Galata ve Beyoğlu’nda fink atardı. ‘Küçük Fesli’ lakaplı, yakışıklı Ermeni müzisyeni jigolo tutmuştu.

Fikriye Hanım’ın Defnedildiği Mezarlık

Kimi çevrelere göre sevgilisi, kimi çevrelere göre de Mustafa Kemal Paşa’nın nikâhlı eşi olduğu iddia edilen Fikriye Hanım’ın Ankara’nın Ulus semtinde çok eski bir mezarlığa gömüldüğü, tarihi defin alanının ise - yıllar sonra - temizlenip imara açıldığı ortaya çıktı.

İstanbul'u Satan Adam Sülün Osman

Sülün Osman diye tanınan Osman Ziya Sülün, 1950 ile 1960 yılları arasında İstanbul’da pek çok tarihi yapıyı, gemiyi, alanı satmış ya da kiraya vermişti; topladığı paraları da hiç etmişti.

Diğer Muhtelif Yazıları

Vinçle İdam Edilen Fil

Bakıcısını ezerek öldüren Koca Mary yargılandı ve ölüme mahkum edildi.

Diplomatik Kriz Yaratan ‘Mama’

İstanbul’un ünlü ‘kadın ..ezevenk’i Lüks Nermin, Yassı Ada Mahkemeleri’nde gönüllü şahitlik yaptı. Devrin yöneticilerinin isteklerini yerine getirmişti. Hizmetlerinin karşılığı, - iddiasına göre! - devletin ‘Örtülü Ödeneği’nden karşılanmıştı.

Şairlerin Âşık Olduğu Kadın

Nahit Fıratlı (Gelenbevi) Hanım; Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı’nın en önemli şairlerine ilham veren, yol gösteren, dertlerini paylaşan, evini/sofrasını açan, bazılarına kalbini aralayan tarifi/anlatılması gerçekten zor/imkânsız hanımdı.

Marquez, Küba - ABD Arasında Arabuluculuk Yapmış

Nobel ödülü sahibi ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez’in Bill Clinton’un başkanlığı döneminde ilişkilerin normalleşmesi için Küba ile ABD arasında ‘gizli arabuluculuk’ yaptığı ortaya çıktı.

‘Elektrikli Sandalye’nin Mucidi Edison

Cellât kadrosunun adı değiştirilmiş, ‘devlet elektrikçisi’ (!) olmuştu.

Nazmiye Demirel’in Ajanlık Denemesi

Aslına bakılırsa Demirel, iki yıldır Cuma gününü sevmez olmuştu. Ordu’nun darbe yapmasından korkuyordu. Silâhlı kuvvetler, ülke yönetimine el koyma eylemlerini hep Cuma günü gerçekleştirmişti.

Halterden Sınıfta Kalan Şampiyon Halterci

Naim Süleymanoğlu; Galatasaray’dan önce, dünya spor tarihine adını markalaşarak yazdırdı.